19 Ekim 2009 Pazartesi

TÜRK'ÜN ÖLÜMÜ GDO'DAN OLSUN


Türk'ün ölümü GDO'dan olsun

Hükümetin sessizce TBMM'ye getirdiği 'GDO' ile ilgili yasa tasarısı, dünya genelinde yürütülen bir kıyamet senaryosuna bilerek veya bilmeyerek hizmet edecek.

Milletvekillerinden ve TÜBİTAK üyelerinden oluşan bir grup, geçtiğimiz nisan ayında ABD'ye sessiz sedasız bir gezi düzenledi. Amerikan Tarım Bakanlığı sponsorluğunda gerçekleştirilen "GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) ve Tohum Gezisi" sonrasında, hepimizin sağlığını doğrudan etkilemesine rağmen fazla konuşulmayan üç yeni yasa tasarısı TBMM gündemine alındı.

Bu yasa tasarılarından sadece biri, yeni Tarım ve Gıda Bakanlığı kurulması teklifi medyada yer alırken, Türkiye'de genetiği değiştirilen ürünlerin üretimine kapı açacak değişiklik teklifi gözlerden kaçırıldı.

Yasa değişikliği ile, şimdiye kadar sadece dışardan satın alınabilen genetiği değiştirilmiş ürünler, artık Türkiye topraklarında üretilecek.

Öte yandan, bütün dünyada ciddi tartışmalara neden olan ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileri yanında, toprakta yaptığı tahribat da bilimsel araştırmalarla ortaya çıkan genetiği değiştirilmiş tohumlar ve ürünlerle ilgili böyle önemli bir kararın, sponsorlu bir ABD gezisi sonrası apar topar imzaya açılmış olması dikkat çekici.

TÜRK'ÜN ÖLÜMÜ GDO'DAN OLSUN!
Bu yasa tasarısının ne anlama geldiğini tam olarak anlayabilmek için, Aktüel Dergisinin geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir haberi hatırlatmakta fayda var. Dünya çapında Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)ticareti yapan dev şirketlerin gizli amaçları arasında bazı ırkların yok edilmesi ve 'Ari Irk' projesinin jayata geçirilmesinin bir parçası olduğunu savunan Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl'ın bu konudaki çok çarpıcı bilgilerini okumakta fayda var. Hükümetin, Genetiği Değiştirilmiş Organizmların üretiminin önünü açarken, küresel çaptaki gıda sıkıntısını gerekçe göstererek, bir nevi 'Türk'ün ölümü GDO'dan olsun' tavrı içinde olduğu görülüyor.

ABD'li gazeteciden dehşet verici iddialar

Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl'ın istenmeyen ırkları kısırlaştırma planının ayrıntıları açıkladığı üprertici iddialarla şok olacaksınız!

"Norveç'teki tohum deposu dünyayı ele geçirme planının bir parçası"

Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor. İddiaları son derece ürkütücü. Norveç'teki küresel tohum deposuyla amaçlanan arî üstün ırk yaratmak mı yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak mı? "Kıyamet tohum deposu" olarak da bilinen Svalbard hariç dünyadaki diğer tohum depolarını bekleyen "kıyamet"i kim koparacak? Engdahl sorularımızı yanıtladı.

KIYAMET TOHUM DEPOSU
Yeni Aktüel Dergisinin 29 Kasım - 5 Aralık 2007 tarihli 125. sayısında "Kıyamet Kapısı" başlığıyla kapak konusu olarak işlediği ve 26 Şubat 2008′de tamamlanacağını duyurduğu "proje", tamamlandı. Norveç'in kuzeyindeki Spitsbergen adasında "Svalbard Küresel Tohum Deposu" adı verilen o ambar, Mart 2008 itibariyle resmen faaliyete başladı. Donmuş bir dağın 130 metre altına inşa edilen ambarda şu anda dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 milyon farklı tohum özel ambalajlarda saklanıyor. Kuzey Kutbu'na 1100 kilometre uzaklıkta olan buzdağı ambarında bazı dayanıklı tohumlar 1000 yıl kadar bozulmadan kalabilecek. Her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı olan bu tohum deposuna "kıyamet tohum deposu" da deniyor.

Dünya üzerindeki tüm tohum çeşitlerini biraraya getirmeyi hedefleyen ambarın amacı, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaş, meteor düşmesi veya iklim değişimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeşitliliğinin korunmasını sağlamak.

Buraya kadar her şey gayet iyi niyetli görünüyor. Ancak Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl'ın bu proje ile ilgili dehşet verici şüpheleri var.

Engdahl, tarım sektörünü ellerinde tutan GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) devlerinin bizim bilmediğimiz bir şeyler bildiklerini düşünüyor. Spitsbergen'in buzlaşmış kayalıklarının altında "dünyayı ekonomik ve genetik olarak ele geçirme" planlarının yattığını iddia eden Engdahl, teorisini ambar projesi finansörlerinin kimlikleri ve geçmişleri hakkında ayrıntılı hatırlatmalar yaparak ispatlıyor. Aktüel dergisi, ilk baskısı 2007′de yapılan, Nisan 2009′da Türkçe'ye çevrilen "Ölüm Tohumları/ Kalıtımın Değiştirilmesinin Arkasındaki Karanlık Oyunlar" adlı kitabın da yazarı olan Engdahl ile "kıyamet muhafızları" dediği finansörlerin kimlikleri, neler yaptıkları ve Svalbard Küresel Tohum Deposu üzerindeki hedefleri hakkında konuştu.

Kıyamet muhafızları

Svalbard Küresel Tohum Deposu'nun finansörleri kimler?
Öncelikle, bu ambarın Global Crop Diversity Trust (GCDT- Küresel Hasat Çeşitliliği Örgütü) aracılığıyla işletildiğini söylemeliyim. Nisan 2009 rakamlarına göre 123 milyon dolarlık bir finansmanları var. Roma'da kurulan bu örgütün başında Kanadalı Margaret Catley-Carlson bulunuyor. 1998′e dek New York merkezli Nüfus Konseyi'nin de (Population Council) başkanıydı. Bu konsey John D. Rockefeller'ın nüfus popülasyonunu düşürmek amacıyla 1952′de kurduğu, aile planlaması adı altında gelişmekte olan ülkelerde kısırlaştırma çalışmaları yürüten bir konsey. Diğer GCDT üyeleri arasında Hollywood Dream Works Animation'a başkanlık eden Lewis Coleman da var. Coleman, ABD'nin en büyük Pentagon anlaşmalı askeri endüstri şirketi olan Northrup Grumman Corporation'ın da kurul başkanıydı.

Örgütün finansörleri

- Geçen yıl şirketin aktif yönetiminden çekilerek kurduğu Bill-Melinda Gates Vakfı aracılığıyla kendini Asya ve Afrika'daki çiftçilere yardıma adayacağını beyan eden Microsoft'un kurucusu Bill Gates!

- Dünyanın en büyük patentli GDO tohum ve tarım kimyasalları devi ABD'li DuPont / Pioneer Hi-Bred!

- Yine bir ABD'li GDO devi Monsanto!

- İsviçre menşeli GDO tohum ve tarım kimyasalları şirketi Syngenta!

- 1970′lerde 100 milyon dolarlık bir kaynakla "Yeşil Devrim" diye bilinen tohumda gen devrimini başlatan ve tarımsal değişim ile ideal genetik saflığı sağlama çalışmalarını yürütmek üzere dünyanın en büyük vakıflarından birini kuran petrol devi Rockefeller!

- ABD, İngiltere, Norveç, Almanya, İsviçre ve Kanada'dan da devlet fonları aktarılıyor.

Yani özetle, GDO tohumları az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yayarak tarlalardan orijinal tohumların kökünü kazıyan şirketler, şimdi dünya üzerindeki tüm orijinal tohumları olası bir kıyamet günü için kutuplarda buzdan bir adaya saklıyor.

Dünyanın pek çok ülkesinde "zaten var olan" tohum depolarına ne gibi bir felaket gelecektir ki, Svalbard'a muhtaç kalınacaktır?

Ebu Garib tohumları nerede?

Nükleer savaş, iklim değişimi veya meteor düşmesinin dışında bir felaketten mi söz ediyorsunuz?
Evet, planlı bir felaketten söz ediyorum. Bunu anlamak için yalnızca 2003 Amerikan bombardımanından sonraki Irak'a bakmak yeterli. Irak medeniyetlerin beşiği ve binlerce yıl önce buğday tarımının doğduğu yerdir. Ebu Garib'de yüzlerce yılda geliştirilen buğday tohumu çeşitlerinin yer aldığı bir tohum bankası bulunuyordu. Amerikan bombardımanından sonra o tohum mahzeni tarihe karıştı. Artık kimse o tohumların nerede olduğunu bilmiyor. Düşünün, dünyadaki tüm tohum çeşitleri NATO destekli Svalbard'da biraraya getirilip kontrol altına alındığında, dünyadaki diğer paha biçilmez tohum bankalarını savaşlar ve terörist eylemler ile yok etmek çok kolay olacak! Sonrasında da Monsanto ve DuPont gibi devler kendi GDO tohumlarını tüm dünya çiftçilerine tek elden sunabilecekler. Yani tüm tohum çeşitlerini ele geçirdikten sonra dünyanın diğer tohum bankalarını, tekel oluşturabilmek amacıyla yok edebilirler.

"Ari ırk yaratma projesi"

Peki tekel olma arzusunun temelinde yatan tek sebep ekonomik mi?
Hayır. Bunu açıklamak için önce kıyamet muhafızlarının kimliklerinden ve geçmişte neler yaptıklarından biraz söz edelim. Rockefeller 1971′de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR'ı kurdu. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanı) "modern tarım ürünü" kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD'de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri ile yakından ilgilendi. GDO'lu "Gen Devrimi"nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular. CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütünü (FAO), BM İlerleme Programı'nı ve Dünya Bankası'nı da işin içine dâhil etti.

"Rockefeller Hitler'in de finansörüydü"

Üstün ırk yaratma projesi tam ola­rak nasıl bir şey?
Rockefeller Vakfının ve zengin finans kurumlarının 1920′lerden beri genetik olarak üstün ırk yaratmayı meşrulaş­tırmak için kullandıkları öjenik bilimi daha sonradan genetik mühendisliği olarak değiştirilmiştir. Hitler ve Nazi­ler buna ari üstün ırk diyorlardı. Hit­ler'in öjenik çalışmaları da bugün Sval­bard'a milyonlarca dolar akıtan Roc­kefeller Vakfı tarafından finanse edil­mişti. Rockefeller Vakfı, Third Re-Ich's Kaiser VViIhelm Instilutcs'nün ari ırk öjenik çalışmalarını finanse ediyor­du. 2. Dünya Savasında ABD resmi olarak savaşa Hitler Almanya'sının karsısında olarak girerken, Rockefel­ler Standard Oil Group, illegal olarak Alman Luftvvaffe ve VVehrmacht bir­liklerine petrol nakline devam etti. Bununla ilgili ABD Senato araştırma­sı da yapıldı.

Rockefeller Vakfı insanı "gen dizilim­lerine" indirgemeye çalışan sözde mo­leküler biyoloji bilimini yaratmıştı ve sonunda insan özelliklerini istenen şe­kilde değiştirmeyi amaçlıyorlardı. Hit­ler'in 'Ojenikçi' bilim adamları 2. Dünya Savasından sonra sessizce ABD'ye gö­türülmüş ve Çeşitli yaşam formlarının genetik olarak tasarlanması konusun­ da ilk adımları atmışlardır.

Gıdalar ile negatif ojenik

Amaç tarım yani gıdalar üzerinden üstün ırk yaratmak mı?
Aslında daha da kötüsü. Rockefeller, Carnegie, Harriman ve diğer zengin elit aileler tarafından fonlanan öjenik (üstün ırk yaratma) lobisinin 1920′den beri biricik amacı "negatif öjenik"tir. "Negatif ojenik" istenmeyen soyların sistemli bir şekilde yok edilmesidir. Aile Planlaması Enternasyonalin ku­rucusu, koyu öjenikçi ve Rockefeller ailesinin yakın dostu Margaret Sanger, 1939′da Harlem'de "Negro (Zenci) Projesi" adı altında bir proje başlattı. Bu projenin ne olduğunu bir arkadaşı­na yazdığı mektupta açıkça dile getiri­yordu: "Negro (Zenci) nüfusu ortadan kaldırmak istiyoruz".

20 yıllık kısırlaştırma projesi


Negatif öjenik bir kısırlaştırma pro­jesi mi?
Örnekler üzerinden gidelim. Küçük bir Kaliforniya biyoteknoloji şirketi olan Epicyte, genetik mühendisliği marifetiyle, yendiğinde erkeği kısırlaş­tıran bir mısır geliştirdiklerini açıkladı. Epicyte, Svalbard'ın iki sponsoru olan DuPont ve Syngenta ile teknolojilerini yaymak için ortaklık kurmuştu. Çok il­ginçtir ki Epicyte, genetiği değiştiril­miş sperm öldürücülü mısırı ABD Ta­rım Bakanlığfndan (USDA) aldığı araştırma fonuyla geliştirmişti. Bir başka örnek 1990′larda BM Dün­ya Sağlık örgütü, Nikaragua, Meksika ve Filipinler'de 15 ila 45 yaşları arasın­daki milyonlarca kadının tetanoza kar­şı aşılanması için bir kampanya başlat­tı. Erkekler de tetanoz olabilirdi ama aşı erkeklere yapılmadı. Bu şüphe uyandırıcı durumdan ötürü Katolik bir kilise organizasyonu olan Comite Pro Vida de Mexico (Meksika Yaşam Komitesi) aşıları test ettirdi. Test sonuç­ları ile, Dünya Sağlık örgütü'nün (WHO) yalnızca çocuk doğuracak yaş­taki kadınlara dağıttığı aşıların Chorionic Gonadotrophin (hCG) içerdiği ortaya çıktı.

Doğal bir hormon olan hCG, tetanoz toksoid taşıyıcılarıyla birleştiğinde kadınların hamile kalma­sını engelleyen antikorları üretiyordu. Daha sonradan ortaya çıktı ki Rocke­feller Vakfı, Rockefeller Nüfus Kon­seyi, Dünya Bankası ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri, Dünya Sağlık örgü­tü (WHO) için tetanoz taşıyıcın bir kı­sırlaştırma aşısı üretmek için 1972′de 20 yıllık bir proje başlatmışlardı. Ayrı­ca Svalbard Kıyamet Tohum Deposu'nun ev sahibi Norveç hükümeti kısırlaştırıcı aşının üretilmesi için 41 mil­yon dolar bağış yapmıştı!

Hibrid tohumlarla tekel tuzağı

Rockefeller'in gelişmekte olan ülke­lerde yürüttüğü Yeşil Devrim çalışma­larına bu açıdan bakınca korkunç gö­rünüyor…
Rockefeller Vakfı 1946′da sadece adı yeşil olan "Yeşil Devrim"i başlattı. Neydi Yeşil Devrim? 60′larda Rocke­feller'in çalıştığı Meksika, Hindistan gibi ülkelerde daha çok ürün veren ıs­lah edilmiş tohum çeşitleriyle açlık so­rununu büyük ölçüde çözmeyi vaat ediyordu. Yıllar sonra. Yeşil Devrim'in aslında Rockefeller ailesinin ileride tekelleştirebilecekleri bir tarım ısı geliştirme planı olduğu ortaya çıktı tıpkı yarım yüzyıl önce petrol endüstri­si işinde yaptıkları gibi.

Nasıl tekelleştiler?
Yeşil Devrim gelişmekte olan piyasa­larda yeni hibrid tohumların üretilme­sine dayanıyordu. Hibrid tohumlar üreyemedikleri için çiftçilerin her sene tohum alması gerekiyordu. Hibrid to­hum patentlerinin DuPont / Pioneer Hi-Bred'in ve Monsanto'nun başını çektiği bir avuç dev tohum şirketinin elinde toplanması daha sonra GDO'lu tohum darbesi için yolu açtı. Hibrid to­humlar ve bu tohumların ihtiyaç duy­duğu kimyasal gübreler, çiftçileri tarım ve petro-kimya şirketlerine bağımlı hale getiriyordu. Bu gübreler Rocke­feller kontrolündeki büyük petrol şir­ketlerinin ürünüydü. Ot ve böcek ilaç­lan da petrol ve kimya devleri için ek pazarlar oluşturuyordu.

Yeşil devrim aslında bir "kimyasal darbeydi"

Geliş­mekte olan ülkelerin yüksek miktarda­ki gübre ve ilaç girdisini finanse etme­leri mümkün değildi. Bu nedenle Dünya Bankasından kredi notu ala­rak ve ABD hükümetinin garantisi al­tındaki Chase Bank ve diğer New York bankaları aracılığıyla özel borç­lar aldılar.

Sonuç?
Bankalara ve tefecilere borçlanan çift­çiler genellikle topraklarını kaybetti­ler, iş aramak için şehirlere göç ettiler fabrikaların ucuz işçi açığı da kapan­mış oldu.

Patentli biyolojik silah Peki ya bugün?
Bugün de Gates ve Rockefeller Afri­ka'da Yeşil Devrim adı altında bir pro jeye daha milyonlar yatırıyor. Amaç yi­ne GDO tohumların ve kimyasalların yaygınlaştırılması. Bunun için pek çok teşvik ve kampanyalara başvuruyorlar.

Büyük bir tekelleşme tehdidiyle kar­şı karşıyayız…
Plan işlerse tüm dünya birkaç tohum devinin kölesi olacak. Washington'dan gelen emirler doğrultusunda Washington'un siyasetlerine karşı olan üçüncü dünya ülkelerine tohum ver­meme olasılığı da var. Ayrıca pirinç, mısır, buğday ve soya gibi dünyanın temel gıda üretimi için patentli to­humların üretimi korkunç bir biyolojik silah olarak da kullanılabilir. Genetik müdahalelerle öldürücü gıdala­ra çevrilebilirler.

24.06.2009 -www.haber1.com


Saygılarımızla

Gülümser & Haldun Keskin

==================================================================

keskinlergenpa.com

TURKIYE'NIN EVE TESLIM EN DOGAL ALISVERIS SITESI

SİTEMİZE  Üye Olun Avantajlarımızdan,Süprizlerimizden Faydalanın.


--
Bize göre dünyanın en güzel sızma zeytinyağını kullanmak,
Hiç bir  kimyasal madde  kullanılmadan, salatalarda kullanılan Sızma Zeytinyağından uretılen sabunlarımızı denemek,
Kendi üretimimiz doğal gıdaları tatmak,
Üyelerimize düzenlediğimiz kampanyalardan öncelikle faydalanmayı arzu ederseniz,
"KESKİNLERGENPA" gönderili sürpriz bir hediye paketi görmek sizi sevindirecekse,
www.keskinlergenpa.com 'a üye olunuz.
Önce siz duyun
Türkiye'nin Zeytinyağcısıyız



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı Bu Müthiş Gruba Üye Olduğunuz ve İyi BirŞey Yaptığınız için aldınız: Google Grupları "ekşi sözlük - eksi sozluk" grubu.
 Bu gruba posta göndermek için hiç düşünmeyin içinizden geldiği gibi mail atın : eksi_sozluk@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için (Ki Biz Bunu Asla İstemeyiz)şu adrese e-posta gönderin: eksi_sozluk-unsubscribe@googlegroups.com
 http://groups.google.com/group/eksi_sozluk?hl=tr adresini ve bu grubu ziyaret edin

-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

06 Eylül 2009 Pazar

►► Okuyunca siz de şok olacaksınız! ► Erdoğan soyunma odasına daldı ► Türkiye’deki Kürt nüfusu ne kadar? ►►


  • Türkiye’deki Kürt nüfusu ne kadar?
  • Okuyunca siz de şok olacaksınız!
  • Erdoğan soyunma odasına daldı

  • --
    BU İLETİYİ  BEĞENDİYSENİZ;
    ARKADAŞLARINIZA VE ÜYE OLDUĞUNUZ MAİL GRUPLARINA GÖNDEREBİLİRSİNİZ!

    FOTO HABER BLOG  Ziyaret İçin Tıkla www.photoblog.blogcu.com


    Kasım 2007 tarihinde sizlere merhaba diyen EMS , dağıtmış olduğu yüzmilyarlarca prim  ve 50.000'in üzerindeki kayıtlı üyesiyle Dünyanın en çok kazandıran marketing organizasyonu olduğunu ispatlamıştır. Geniş bilgi için http://www.erolmarketing.org/ref.aspx?rcn=3154
     

  • Ana Sayfa
  • Komik Resimler
  • Tüm Blog Arşivi
  • Ülke Resimleri
  • Tavsiye Bağlantılar
  • Güncel VİDEO Arşivi
  • Sağlık Aktüel
  • En Yeni Fotolar
    1. İşte Amsterdam, Hollanda Resimleri ! 25 FOTO
    2. İşte Tanzanya Resimleri ! 15 FOTO
    3. Süper Otomobil Resimleri ! 24 FOTO
    4. Atatürk'ün Doğum Yeri Selanik Resimleri ! 15 FOTO
    5. Uçak Resimleri ! 10 FOTO
    6. Dünya'nın en çok satan iki kişilik spor otomobili Mazda MX 5 Resimleri ! 10 FOTO
    7. Bu Binalar Sizi Çok Şaşırtacak ! 25 FOTO
    8. Çin’in Başkenti Pekin’den Havalı Resimler ! 15 FOTO
    9. İşte Miami , A.B.D. Resimleri ! 15 FOTO
    10. Trabzon Resimleri ! 18 FOTO
    11. Dolar milyarderlerinin yaşadığı şehir ! 18 FOTO
    12. Madrid, İspanya Resimleri ! 15 FOTO
    13. Suudi Arabistan Resimleri ! 18 FOTO
    14. YENİ KÜTÜK EV RESİMLERİ ! 10 FOTO
    15. Chrysler Resimleri ! 15 FOTO
    16. Çanakkale Savaşı'nın Gizli Kalmış Resimleri ! 25 FOTO
    17. Yüzen Otomobil Resimleri ! 15 FOTO
    18. Porto Resimleri ! 10 FOTO
     


    --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
    Bu mesajı Bu Müthiş Gruba Üye Olduğunuz ve İyi BirŞey Yaptığınız için aldınız: Google Grupları "ekşi sözlük - eksi sozluk" grubu.
     Bu gruba posta göndermek için hiç düşünmeyin içinizden geldiği gibi mail atın : eksi_sozluk@googlegroups.com
     Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için (Ki Biz Bunu Asla İstemeyiz)şu adrese e-posta gönderin: eksi_sozluk-unsubscribe@googlegroups.com
     http://groups.google.com/group/eksi_sozluk?hl=tr adresini ve bu grubu ziyaret edin

    -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

    ►► Erdoğan soyunma odasına daldı ► Türkiye’deki Kürt nüfusu ne kadar? ► Okuyunca siz de şok olacaksınız!►►

  • Türkiye’deki Kürt nüfusu ne kadar?
  • Okuyunca siz de şok olacaksınız!
  • Erdoğan soyunma odasına daldı

  • --
    BU İLETİYİ  BEĞENDİYSENİZ;
    ARKADAŞLARINIZA VE ÜYE OLDUĞUNUZ MAİL GRUPLARINA GÖNDEREBİLİRSİNİZ!

    FOTO HABER BLOG  Ziyaret İçin Tıkla www.photoblog.blogcu.com


    Kasım 2007 tarihinde sizlere merhaba diyen EMS , dağıtmış olduğu yüzmilyarlarca prim  ve 50.000'in üzerindeki kayıtlı üyesiyle Dünyanın en çok kazandıran marketing organizasyonu olduğunu ispatlamıştır. Geniş bilgi için http://www.erolmarketing.org/ref.aspx?rcn=3154
     

  • Ana Sayfa
  • Komik Resimler
  • Tüm Blog Arşivi
  • Ülke Resimleri
  • Tavsiye Bağlantılar
  • Güncel VİDEO Arşivi
  • Sağlık Aktüel
  • En Yeni Fotolar
    1. İşte Amsterdam, Hollanda Resimleri ! 25 FOTO
    2. İşte Tanzanya Resimleri ! 15 FOTO
    3. Süper Otomobil Resimleri ! 24 FOTO
    4. Atatürk'ün Doğum Yeri Selanik Resimleri ! 15 FOTO
    5. Uçak Resimleri ! 10 FOTO
    6. Dünya'nın en çok satan iki kişilik spor otomobili Mazda MX 5 Resimleri ! 10 FOTO
    7. Bu Binalar Sizi Çok Şaşırtacak ! 25 FOTO
    8. Çin’in Başkenti Pekin’den Havalı Resimler ! 15 FOTO
    9. İşte Miami , A.B.D. Resimleri ! 15 FOTO
    10. Trabzon Resimleri ! 18 FOTO
    11. Dolar milyarderlerinin yaşadığı şehir ! 18 FOTO
    12. Madrid, İspanya Resimleri ! 15 FOTO
    13. Suudi Arabistan Resimleri ! 18 FOTO
    14. YENİ KÜTÜK EV RESİMLERİ ! 10 FOTO
    15. Chrysler Resimleri ! 15 FOTO
    16. Çanakkale Savaşı'nın Gizli Kalmış Resimleri ! 25 FOTO
    17. Yüzen Otomobil Resimleri ! 15 FOTO
    18. Porto Resimleri ! 10 FOTO
     

    --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
    Bu mesajı Bu Müthiş Gruba Üye Olduğunuz ve İyi BirŞey Yaptığınız için aldınız: Google Grupları "ekşi sözlük - eksi sozluk" grubu.
     Bu gruba posta göndermek için hiç düşünmeyin içinizden geldiği gibi mail atın : eksi_sozluk@googlegroups.com
     Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için (Ki Biz Bunu Asla İstemeyiz)şu adrese e-posta gönderin: eksi_sozluk-unsubscribe@googlegroups.com
     http://groups.google.com/group/eksi_sozluk?hl=tr adresini ve bu grubu ziyaret edin

    -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

    30 Ağustos 2009 Pazar

    ►► 10 Askerin şehadetinde şok detay! ► İftar vaktini şaşıran ilçe ► Malazgirt'te, Alparslan'ın ordusunda Kürtler ne arıyordu? ►►

     

  • İftar vaktini şaşıran ilçe
  • Malazgirt'te, Alparslan'ın ordusunda Kürtler ne arıyordu?
  • 10 Askerin şehadetinde şok detay!

  • --
    BU İLETİYİ  BEĞENDİYSENİZ;
    ARKADAŞLARINIZA VE ÜYE OLDUĞUNUZ MAİL GRUPLARINA GÖNDEREBİLİRSİNİZ!

    FOTO HABER BLOG  Ziyaret İçin Tıkla www.photoblog.blogcu.com
     
  • Komik Resimler
  • Tüm Blog Arşivi
  • Ülke Resimleri
  • Tavsiye Bağlantılar
  • Güncel VİDEO Arşivi
  • Sağlık Aktüel
  • En Yeni Fotolar
    1. İşte Amsterdam, Hollanda Resimleri ! 25 FOTO
    2. İşte Tanzanya Resimleri ! 15 FOTO
    3. Süper Otomobil Resimleri ! 24 FOTO
    4. Atatürk'ün Doğum Yeri Selanik Resimleri ! 15 FOTO
    5. Uçak Resimleri ! 10 FOTO
    6. Dünya'nın en çok satan iki kişilik spor otomobili Mazda MX 5 Resimleri ! 10 FOTO
    7. Bu Binalar Sizi Çok Şaşırtacak ! 25 FOTO
    8. Çin’in Başkenti Pekin’den Havalı Resimler ! 15 FOTO
    9. İşte Miami , A.B.D. Resimleri ! 15 FOTO
    10. Trabzon Resimleri ! 18 FOTO
    11. Dolar milyarderlerinin yaşadığı şehir ! 18 FOTO
    12. Madrid, İspanya Resimleri ! 15 FOTO
    13. Suudi Arabistan Resimleri ! 18 FOTO
    14. YENİ KÜTÜK EV RESİMLERİ ! 10 FOTO
    15. Chrysler Resimleri ! 15 FOTO
    16. Çanakkale Savaşı'nın Gizli Kalmış Resimleri ! 25 FOTO
    17. Yüzen Otomobil Resimleri ! 15 FOTO
    18. Porto Resimleri ! 10 FOTO
    19. Tarihi Fenerbahçe - Galatasaray Derbisi Resimleri ! 15 FOTO

      Kasım 2007 tarihinde sizlere merhaba diyen EMS , dağıtmış olduğu yüzmilyarlarca prim  ve 50.000'in üzerindeki kayıtlı üyesiyle Dünyanın en çok kazandıran marketing organizasyonu olduğunu ispatlamıştır. Geniş bilgi için http://www.erolmarketing.org/ref.aspx?rcn=3154


    1. --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
      Bu mesajı Bu Müthiş Gruba Üye Olduğunuz ve İyi BirŞey Yaptığınız için aldınız: Google Grupları "ekşi sözlük - eksi sozluk" grubu.
       Bu gruba posta göndermek için hiç düşünmeyin içinizden geldiği gibi mail atın : eksi_sozluk@googlegroups.com
       Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için (Ki Biz Bunu Asla İstemeyiz)şu adrese e-posta gönderin: eksi_sozluk-unsubscribe@googlegroups.com
       http://groups.google.com/group/eksi_sozluk?hl=tr adresini ve bu grubu ziyaret edin

      -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

      ►► İftar vaktini şaşıran ilçe ► 10 Askerin şehadetinde şok detay! ► Malazgirt'te, Alparslan'ın ordusunda Kürtler ne arıyordu? ►►

       

    2. İftar vaktini şaşıran ilçe
    3. Malazgirt'te, Alparslan'ın ordusunda Kürtler ne arıyordu?
    4. 10 Askerin şehadetinde şok detay!

    5. --
      BU İLETİYİ  BEĞENDİYSENİZ;
      ARKADAŞLARINIZA VE ÜYE OLDUĞUNUZ MAİL GRUPLARINA GÖNDEREBİLİRSİNİZ!

      FOTO HABER BLOG  Ziyaret İçin Tıkla www.photoblog.blogcu.com
       
    6. Komik Resimler
    7. Tüm Blog Arşivi
    8. Ülke Resimleri
    9. Tavsiye Bağlantılar
    10. Güncel VİDEO Arşivi
    11. Sağlık Aktüel
    12. En Yeni Fotolar
      1. İşte Amsterdam, Hollanda Resimleri ! 25 FOTO
      2. İşte Tanzanya Resimleri ! 15 FOTO
      3. Süper Otomobil Resimleri ! 24 FOTO
      4. Atatürk'ün Doğum Yeri Selanik Resimleri ! 15 FOTO
      5. Uçak Resimleri ! 10 FOTO
      6. Dünya'nın en çok satan iki kişilik spor otomobili Mazda MX 5 Resimleri ! 10 FOTO
      7. Bu Binalar Sizi Çok Şaşırtacak ! 25 FOTO
      8. Çin’in Başkenti Pekin’den Havalı Resimler ! 15 FOTO
      9. İşte Miami , A.B.D. Resimleri ! 15 FOTO
      10. Trabzon Resimleri ! 18 FOTO
      11. Dolar milyarderlerinin yaşadığı şehir ! 18 FOTO
      12. Madrid, İspanya Resimleri ! 15 FOTO
      13. Suudi Arabistan Resimleri ! 18 FOTO
      14. YENİ KÜTÜK EV RESİMLERİ ! 10 FOTO
      15. Chrysler Resimleri ! 15 FOTO
      16. Çanakkale Savaşı'nın Gizli Kalmış Resimleri ! 25 FOTO
      17. Yüzen Otomobil Resimleri ! 15 FOTO
      18. Porto Resimleri ! 10 FOTO
      19. Tarihi Fenerbahçe - Galatasaray Derbisi Resimleri ! 15 FOTO

        Kasım 2007 tarihinde sizlere merhaba diyen EMS , dağıtmış olduğu yüzmilyarlarca prim  ve 50.000'in üzerindeki kayıtlı üyesiyle Dünyanın en çok kazandıran marketing organizasyonu olduğunu ispatlamıştır. Geniş bilgi için http://www.erolmarketing.org/ref.aspx?rcn=3154

    13. --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
      Bu mesajı Bu Müthiş Gruba Üye Olduğunuz ve İyi BirŞey Yaptığınız için aldınız: Google Grupları "ekşi sözlük - eksi sozluk" grubu.
       Bu gruba posta göndermek için hiç düşünmeyin içinizden geldiği gibi mail atın : eksi_sozluk@googlegroups.com
       Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için (Ki Biz Bunu Asla İstemeyiz)şu adrese e-posta gönderin: eksi_sozluk-unsubscribe@googlegroups.com
       http://groups.google.com/group/eksi_sozluk?hl=tr adresini ve bu grubu ziyaret edin

      -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

      26 Ağustos 2009 Çarşamba

      demokrasipazari - 15 konu içinde 15 yeni ileti - özet

      DEMOKRASİ PAZARI
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari?hl=tr

      demokrasipazari@googlegroups.com

      Günün konuları:

      * Trafik'te Terör (Düşman içimizde) - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/683081e4add42257?hl=tr
      * İglolarda Kim Yaşar? - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e4a03637a8d1a606?hl=tr
      * NUTUK (Sn. Aynur Türkoğlu dostumuzdan) - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/c3e79547e6120d18?hl=tr
      * Fwd: Fw: GELDE ATATURK'U OZLEME - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/384316ad48c43d91?hl=tr
      * TAM İSTİKLAL'İN HEDEFİ - İSTİKLAL 2 - Özkan BOSTANCI - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/394eb51361206880?hl=tr
      * Hindistan & Bayramlar Bayramcılar - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/2076f138af00baf7?hl=tr
      * Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün Kara Para Trafiği - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/d6007debb714324f?hl=tr
      * Her An Bir Sırattır - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/24426dea8e91fa7e?hl=tr
      * DÜNYANIN BOR OYUNU - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e278590a9f71686d?hl=tr
      * Namusum! Ve şerefim! / ender erdemil - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/321916ae23530fda?hl=tr
      * matkap - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/313418005db957cc?hl=tr
      * ÇETKODER ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI İLE YETKİLİLERE SESLENDİ - 1 ileti, 1
      yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e7776126e608ad8b?hl=tr
      * DEPREM YIKMAZ... - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/1810ae7f4addedd9?hl=tr
      * Deniz Kabukları & Atatürk Özerklik Sözü Verdi mi ? (Orhan Çekiç) - 1 ileti,
      1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/fb1ed19e14af8c4b?hl=tr
      * http://yazaristan.net/yazar_detay.php?id=1445 KÜRT VE TÜRK VE ÜLKEMİZLE
      İLGİLİ YAZI MERSİNDEN BURAK CANLI mutlaka oknması tekrar okunması
      gerekmektedir. - 1 ileti, 1 yazar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/323f7bd1eba1686b?hl=tr

      ==============================================================================
      KONU: Trafik'te Terör (Düşman içimizde)
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/683081e4add42257?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 09:10
      Kimden: Nihat ESKİ

      Trafik Canavarı 339
      Can Aldı..

      [image: Haber: Trafik Canavarı 339 Can
      Aldı]<http://www.haberler.com/resim.asp?haber_id=1743064>Resmi
      büyütmek için tıklayın <http://www.haberler.com/resim.asp?haber_id=1743064>


      Temmuz Ayında Meydana Gelen Toplam 24 Bin 367 Trafik Kazasında 339 Kişi
      Hayatını Kaybetti.
      *Cam filmi ile meraklı gözlerden
      kurtulun*<http://tra.yenimedya.com.tr/click.asp?b_id=138&u_id=1251043060500181026888456243331194291385230211134&url=http://www.eliftuning.com&s_id=29>
      Yaz tatili döneminde özellikle karayollarında yoğun trafik ile birlikte kaza
      sayılarında da ciddi artış oldu. Temmuz ayında meydana gelen toplam 24 bin
      367 trafik kazasında 339 kişi hayatını kaybetti.

      *Emniyet Müdürlüğü* <http://www.haberler.com/emniyet-mudurlugu/> Trafik
      Hizmetleri Başkanlığı tarafından tutulan istatistik bilgilere göre, geçen ay
      18 bin 55 adet yerleşim merkezlerinde, 5 bin 812 adet yerleşim dışı yollarda
      trafik kazası meydana geldi. Bu trafik kazalarının 251'i ölümlü, 9 bin 448'i
      yaramaları ve 14 bin 628 maddi hasarlı kaza olarak istatistiklere girdi.
      Toplamda 339 kişi hayatını kaybederken, yerleşim merkezlerindeki kazalarda
      75 kişi trafik kazası sonucu öldü, 18 bin 433 kişi de trafik kazalarında
      yaralandı. Kazalar sonucu oluşan maddi hasar değeri ise 82 milyon 639 bin
      111 TL oldu.

      Bu yılın ilk 7 ayında meydana gelen 152 bin 710 ayrı trafik kazasında ise
      toplam bin 634 kişi hayatını kaybetti, 89 bin 617 kişi de yaralandı.

      (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı) 5 saat önce.. [1743064]


      --
      .

      - Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı var olmalarının Yegane
      koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir
      zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

      MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

      NE SAĞ, NE SOL,
      KEMALİZM EN GERÇEKÇİ YOL,
      NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE

      ==============================================================================
      KONU: İglolarda Kim Yaşar?
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e4a03637a8d1a606?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 10:45
      Kimden: ismet soner

      by ..:..idEAlisT..:.. idealistvekararli@gmail.com

      *İglolarda kim yaşar?*
      **
      **
      **

      Muhtemelen artık kimse yaşamaz.


      İglo veya iglu kelimesi Eskimo dilinde (İnuitçede) "ev" anlamına gelir.
      İgloların çoğu taştan ya da hayvan derisinden yapılırdı.

      Kardan yapılan iglolar, İnukların öncüleri olan *Thule* halkının hayat
      tarzının bir parçasıydı ve orta ve doğu Kanada'da çok yakın bir tarihe kadar
      kullanılıyordu.

      *Yalnızca Kanada Eskimoları igloları kardan yapıyordu*

      **

      Bunları Alaska'da hiçkimse bilmiyordu. 1920'lerde yapılan nüfus sayımı
      sonucunda Grönland'da yaşayan 14,000 Eskimodan ise yalnızca 300'ü kardan
      yapılmış bir iglo *görmüştü*. Günümüzde bunlardan çok az kalmıştır.


      Avrupalıların gördüğü ilk iglolar, Martin Frobisher'in 1576'da Kuzey-Batı
      Geçidi'ni aradığı sırada Baffin Adası'nda karşılaştıklarıdır. Frobisher bir
      Eskimo tarafından kalçasın-dan vurulunca, adamları birkaç İnuit öldürüp,
      birini esir aldı ve Londra'ya götürdü. Bu İnuit burada bir *hayvan
      gibi*sergi-lendi.

      ABD'de Colorado eyaletinin Denver şehrindeki bir gazete 1920'lerde belediye
      binalarının önüne kardan yapılmış bir iglo dikti. Yanına birkaç Ren geyiği
      konulan bu iglonun önünde durup ziyaretçilere Alaska'da kendisinin ve diğer
      Ren geyiği çobanlarının bu tip evlerde yaşadığını anlatması için de Alaskalı
      bir Eskimo tuttu. Aslında bu Eskimo kardan yapılmış ig-lolan sadece *filmlerde
      görmüştü*.

      Kuzeydoğu Grönland'daki Thule'de ise tam tersine, yerli-ler iglo inşa
      etmekte o kadar uzmandılar ki, uzun karanlık kış mevsimleri boyunca
      düzenlenen dans, şarkı ve güreş yarışma-ları için buzdan geniş koridorlar
      yaptılar.

      Bu topluluk o kadar soyutlanmıştı ki, 19. yüzyılın başına kadar, *dünyada
      yaşayan tek halkın* kendileri olduğunu düşü-nüyorlardı.

      Kaynak: Cahillikler Kitabı, NTV yayınları
      'Resim ve konu başlıkları metne eklenmiştir.'
      Hazırlayanlar: ...:...İdEAlisT...:... merakediyorumgrubu@gmail.com üyeleri.
      http://groups.google.com/group/merakediyorum
      --
      PRIMUM NON NOCERE
      http://ismetsoner.spaces.live.com
      http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
      (Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
      sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)

      ==============================================================================
      KONU: NUTUK (Sn. Aynur Türkoğlu dostumuzdan)
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/c3e79547e6120d18?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 13:32
      Kimden: Nihat ESKİ

      ---------- Forwarded message ----------
      From: F. Murat Dogan <fmdogan34@gmail.com>
      Date: 23 Ağu 2009 15:40
      Subject: NUTUK (Sn. Aynur Türkoğlu dostumuzdan)
      To:
      Cc: dyt.aynurturkoglu@hotmail.com

      ---------- Forwarded message ----------
      From: Aynur Türkoğlu <dyt.aynurturkoglu@hotmail.com>
      Date: 2009/8/21
      Subject: FW: NUTUK
      To:


      ------------------------------
      From: aycelcik@hotmail.com
      Subject: FW: NUTUK
      Date: Mon, 3 Aug 2009 18:30:33 +0000

      ------------------------------

      ------------------------------

      25/10/2008 Che'nin Çantasından Çıkan
      NUTUK<http://elsissmila.blogcu.com/che-nin-cantasindan-cikan-nutuk_27084151.html>

      <http://www.lateinamerika.de/Laender/images/bolivien/Che_Guevara_Statue_La_Higuera.jpg><http://moinansari.files.wordpress.com/2008/05/che-guevara10-cannes.jpg?w=468&h=304><http://www.a525g.com/histoire/_images/che-guevara-1.jpg>

      *Küba Devrimi'nin öncülerinden ve Fidel Castro'nun yoldaşı Arjantinli
      devrimci doktor Che Guevara, 1967 yılında Bolivya'da yakalanıp
      öldürüldüğünde sırt çantasından; "Atatürk'ün Büyük NUTUK'u" çıkmıştır..."*

      <http://www.coven.net/che/images/poster-che-guevara.jpg>

      *NUTUK'un Küba Devrimi'ndeki yeri aslında daha önceki yıllara dayanıyor.
      Sosyalist Küba Cumhurbaşkanı Fidel Castro, 12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da
      görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir'den "Atatürk'ün Büyük Nutuk
      Kitabını" ister. ABD'nin bilgisi olmaması ricasıyla yapılan bu istek, Bilal
      Şimşir tarafından uzunca bir süre sonra yerine getirilebilir. İşte, Fidel
      Castro'nun Atatürk hayranlığının kaynağı; İngilizce "Nutuk" kitabını
      özümseyerek okumasında ve devrimci M.Kemal ATATÜRK'ün ilk antiemperyalist
      savaşımını zafere eriştiren "1919 Ruhu"ndan esinlenmesinde yatıyor. *


      *12 Aralık 1996'da bir ödül töreni için gittiği Küba'da Fidel Castro ile
      görüşen Dursun ÖZDEN kendisine "Türkiye'de solcu, ilerici ve devrimci
      gençler; Che Guevara ve Fidel Castro'yu çok seviyorlar ve sizleri mutlak
      önder olarak kabul ediyorlar..." der. Bu sözlere Castro'nun verdiği yanıt
      çok anlamlıdır: "**Devrimci M.Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden
      kendilerine başka önder arıyorlar?... Devrimci ATATÜRK bizim ve tüm mazlum
      halkların esin kaynağıdır...**" *


      *Mart 1997 de Habitat Toplantısı için İstanbul'a gelen Fidel Castro, yaptığı
      konuşmada şöyle der: "**Asıl devrimci M.Kemal Atatürk'tür. Ben bir devrim
      yaptım, ama O'nun yaptıklarını asla başaramazdım. Sakın kendinize başka esin
      kaynağı aramayın...**"** Fidel Castro'nun bu sözleri karşısında
      heyecanlanmamak mümkün mü? *


      *Bu bağlamda son yıllarda Latin Amerika ülkelerinde esmekte olan "ulusalcı
      ve antiemperyalist rüzgarda" Mustafa Kemal ışığının etkisi yok mudur
      sizce?...*

      *O Mustafa Kemal ışığıdır ki; doğudan batıya, güneyden kuzeye, birçok halk
      hareketini ve halk önderini etkilemiştir. Örneğin, çağdaşları Lenin ve
      Churchill kendisini hep takdir etmişlerdir. Örneğin, 1935'teki Uzun Yürüyüş
      öncesinde Şankay Meydanı'nda toplanan binlerce Çinliye seslenen Mao'nun ilk
      sözleri şöyledir: "**Ben, Çin'in Atatürk'üyüm..**" Ve 1948'den bugüne dek,
      Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki 8. ve 9. sınıflarda Yakınçağ Tarihi derslerinde
      Atatürk ve Cumhuriyet Devrimleri okutuluyor. *


      *Peki, Atatürk ışığı dünyanın dört bucağını aydınlatırken Türkiye'de neler
      oluyor? Ne yazık ki ülkemizde bir yandan gericiler ve yobazlar diğer yandan
      Che, Castro, Lenin, Mao gibi devrimci liderleri sözde örnek aldıklarını
      sanan "uçuk solcular", Atatürk'ü ve düşüncelerini yıpratmak için herşeyi
      yapıyorlar. Emperyalistler ve yerli işbirlikçileri de Atatürk'e karşı olan
      her türlü gerici ve bölücü hareketi destekliyorlar. Bu tür çalışmalar yurt
      dışında da sürüyor. İşte sizlere iki örnek: **
      Birincisi, Küba polis şefi Carlos Fernandez'in yaptığı açıklamaya göre:
      "Başkent Havana'daki 13/K parkında, birçok dünya liderinin büstlerinin
      olduğu yerde bulunan Atatürk büstü, Havana Karnavalı için çeşitli ülkelerden
      gelen 'Kürt kökenli gençler' tarafından 26 Temmuz 2007 günü yerinden
      sökülerek yok edilmiştir..."*

      *İkinci örnek ise çok düşündürücü: "Annan Planı gereğince KKTC'deki
      ortaöğretim okullarının ders kitaplarından Atatürk ve Türkiye Ulusal
      Kurtuluş Savaşı konuları çıkarıldı..." *

      ·
      *Son yıllarda ülkemizin üzerine çöken kara bulutların dağıtılabilmesi için;
      öldürüldüğü gün Che'nin sırt çantasından çıkan NUTUK'u kendimize rehber
      edinmemiz gerekiyor.*

      *Cemal Sağmen*

      ------------------------------
      Yeni nesil Windows Live Services'ı ücretsiz edinin. Buraya
      tıkla!<http://get.live.com/>
      ------------------------------
      Diğer Windows Live(tm) özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden
      daha fazlası <http://www.microsoft.com/windows/windowslive/>
      ------------------------------
      Diğer Windows Live(tm) özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden
      daha fazlası <http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/>
      ------------------------------
      Windows Live(tm) Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle
      bırak<http://www.microsoft.com/windows/windowslive/products/photos.aspx>
      ------------------------------
      Diğer Windows Live(tm) özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden
      daha fazlası <http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/>

      --
      www.fethimuratdogan.net

      --
      .

      - Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı var olmalarının Yegane
      koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir
      zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

      MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

      NE SAĞ, NE SOL,
      KEMALİZM EN GERÇEKÇİ YOL,
      NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE

      ==============================================================================
      KONU: Fwd: Fw: GELDE ATATURK'U OZLEME
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/384316ad48c43d91?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 08:42
      Kimden: Levent Ersoy

      Merhaba

      Ben birilerine "Vatan Haini " demeyeyim ,
      yani iyice emin olmadan
      Yani bilmeden
      iyi de ???
      Aşağıdaki sunumu izleyince, siz o dönemin yöneticileri hakkında ne
      düşünürsünüz !

      Saygı ile vesselam
      Eyvallah !
      Levo

      ---------- Forwarded message ----------
      From: Üstün Çakar
      Date: 2009/8/22
      Subject: Fw: GELDE ATATURK'U OZLEME
      To:

      ==============================================================================
      KONU: TAM İSTİKLAL'İN HEDEFİ - İSTİKLAL 2 - Özkan BOSTANCI
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/394eb51361206880?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 07:29
      Kimden: (c) Özkan BOSTANCI

      *TAM İSTİKLAL'İN HEDEFİ <http://ozkanbostanci.blogcu.com/>*
      **
      *İSTİKLAL 2* <http://ozkanbostanci.blogcu.com/>


      *Milletimizin isteği tek kelimede özetlenebilir ve gayet meşrudur: İSTİKLAL*
      !..(2.7.1920)


      *İSTİKLAL-İ TAM, BİZİM BUGÜN DERUHTE ETTİĞİMİZ VAZİFENİN RUH-İ ASLİSİDİR!...
      Bütün halkımız yalnız bir nokta çevresinde toplanmış ve sonuna kadar kanını
      akıtmaya karar vermiştir. O nokta TAM BAĞIMSIZLIĞIMIZ'ın sağlanması ve
      sürdürülmesidir!..* (5.10.1919)
      * *
      *- MİSAK-I MİLLİ DAHİLİNDE VATAN BİR BÜTÜNDÜR!.. Onun muhtelif kısımları
      birbirinden ayrılamaz!..* (10.10.1921)
      *Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK*
      *****************************
      **
      *TAM İSTİKLAL'in ilk hedefi elbette ki VATAN topraklarını düşmandan
      temizlemek, ve bir karışını bile düşmana kaptırmamaktır.*


      Ancak İSTİKLAL'in "Yunan'ın İzmir'den çıkartılması" ve "Lozan Barışı" ile
      sağlandığını sanan gafillere, *ATATÜRK MİSAK-I MİLLİ'yi bir tokat gibi
      çarpar!*

      **

      Pek az kimsenin üzerinde durduğu husus; MİSAK-I MİLLİ güney sınırının,
      *"Mondros
      Mütarekesi'nin imzalandığı anda, hain Araplar ile birleşen düşman
      askerlerinin gelebildiği hat"* olmasıdır.

      Mütareke "karşılıklı silahların terk edilmesi", yani şimdi yaygın olan
      tabirle "ateş kes, savaşı ve ilerlemeyi bırak" anlaşmasıdır... *O tarihte
      İtilaf devletleri OSMANLI devleti'nin zaaflarından yararlanarak bu anlaşmayı
      tek yönlü hazırlamış, ateş kesilmiş, fakat sadece TÜRK ordusuna silah
      bıraktırılmış, hatta KAFKASYA'dan geri çekilmeye zorlanmıştı...* O tarihte
      BATILI düşmanlarımız Suriye ve Irak'ı daha henüz ele geçirmemişlerdi!..

      *Yani gerçek MİSAK-I MİLLİ'ye HATAY, HALEP, MUSUL, KERKÜK, Bakü'ye kadar
      KAFKASYA ve İngilizler'e geçici olarak verilen KIBRIS, İtalyanlar'a
      bırakılmış olan 12 ADA, TÜRK nüfusun ekseriyette olduğu BATI TRAKYA da
      DAHİLDİR!..*

      **

      *Ancak her zaman dönek olan BATILI ülkeler,* zorla imzalattırdıkları bu
      mütarekeye uymamışlar, hem ilerlemeye devam etmişler, hem de bir süre sonra
      İstanbul ve Anadolu'yu da işgal etmişlerdi...

      *Her şeyi sırasına göre yapmayı iyi bilen ATATÜRK önce ANADOLU'yu, sonra
      İSTANBUL'u ve DOĞU TRAKYA'yı kurtarmış, bunları Lozan'da güvenceye almış;
      ancak gerisini sonraya bırakmıştır...* İlk fırsat çıktığında da HATAY'ı
      ilhak etmiştir...

      *Eminiz ki, yaşasaydı, HALEP, MUSUL-KERKÜK ve BATI TRAKYA TÜRKLERİ'ni de
      kurtaracağı gibi; ne KIBRIS, ne de 12 ADA'dan dolayı EGE sorunumuz olurdu!..
      * Ermenistan'ın AZERBEYCAN içlerine sarkmasına da izin vermezdi... Hele ki
      EGE'de hiç bir dönemde başkasına terkedilmemiş *İKİZLER (Kardak)* benzeri
      kayalık ve adacıkların tartışmasının dahi yapılmasına izin vermezdi!..

      *MİSAK-I MİLLİ, "MİLLİ AND İÇME" demektir.* Osmanlı Meclis-i Mebusanı
      tarafından kabul edilmiş, ATATÜRK tarafından aynen benimsenmiştir. Milletin
      kendine hedef çizdiği, savaşarak aldığı ve savaşmadan asla vermiyeceği,
      ulaşmaya ve korumaya and içtiği sınırları belirler!


      *>>>DEVAM EDECEK*
      **
      * Özkan BOSTANCI*
      ozkanbostanci.blogcu.com
      --
      ..::CTO::..
      ..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
      http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
      --
      Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
      Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
      --
      "TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
      YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
      --
      Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

      Allowed either use or coppy this message as its source.

      Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

      --
      Özkan BOSTANCI
      ozkanbostanci.blogcu.com
      --
      ..::CTO::..
      ..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
      http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
      --
      Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
      Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
      --
      "TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
      YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
      --
      Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

      Allowed either use or coppy this message as its source.

      Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

      ==============================================================================
      KONU: Hindistan & Bayramlar Bayramcılar
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/2076f138af00baf7?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 04:54
      Kimden: engin kültür

      *Bayram Bayramlar Bayramcılar*

      Bayramlar sevinç ve neşe kaynağıdır.
      Neye sevindiğini bilmez halk ama
      TÜCCAR gerçekten bayram eder.

      Ramazandır Bayramdan önceki ay
      11 ayın sultanı berekettir aynı zamanda.
      ESNAF bayram eder erkenden.

      Uyu uyu yat uyu dediler meğer kendileri hiç uyumamış.
      Kubilay'ı katledenler, Yunan ordusuna İzmir'de
      Kucak açan imamlar meğer hiç uyumamış.

      Millet olarak okumuyor, çalışmıyor, üretmiyorsun.
      Ama karnım doysun istiyorsun.
      Dünyada çalışmadan, üretmeden, sömürmeden
      Rahat yaşayan ülke var mı?

      Hem canım cennette, hem şeyim şeyde
      Var mı böyle bir dünya

      Birileri Türküm demez Eee demezse demez.
      Milletin hoşuna gider basar oyu.

      Fındıkçı 7 saat yol keser miting yapar.
      4 yıl önce fındık kıymetliydi, üretende
      7 tl idi bugün 1,5 tl. basar oyu çuval çuval

      Bulkarayı al parayı
      Kömür olur, pirinç olur, şeker olur, yağ olur, un olur.
      Helva yapılır, yenir ailecek
      Sandığa koşulur oylar verilir çuval çuval.

      Askerin kafasına da geçirilir çuval.
      Birileri nota verelim falan der. Aymazca
      Yahu müzik notası mı der birileri
      Ezelden beri severdi zaten çuvalı

      Kadınlarımız; erkekleri, bizleri milleti yetiştirenler
      Analar, bacılar, kızlar, eşler farkında değildik
      Çuvala bu kadar meraklı olduklarınızı

      Ülkelerin milli geliri nüfusa göre dağıtılmalı
      Sana nüfus planlaması, aile planlaması
      Karşındaki dört karı 60 çocuk aç sefil

      Özgür olmalı insan dayatılıyor her koldan
      Eskiden Yugoslavya vardı şimdi 6 parça
      Irak'da pek yakında kaç parça

      Ben mi direneceğim emperyalizme
      Kime güveneceğim hani benim milletim

      Uzun bile sürdü erkânı harp bizde
      Başka dünyalarda ararız. Bizde olmasa cenk
      Cengâver milletik yoksa Odamı gerilerde kaldı.

      Ne ölmesi, ne şehidi çoktan oldular Niyazi.
      Kelleler, şehitler, sayınlar ve daha neler neler
      Vazgeçti millet benliğinden her şeye razı Niyazi

      Yollara sokaklara döküldü insanlar milyon milyon
      Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de ve her yerde
      Kriz olsa Teğet geçerdi, kumaş zaten delikti
      Daha büyük milyonlar ezdi geçti inatla
      Millet şaşkın biçare 22 Temmuz'larda
      Ders verdi kendi kendine çarşafa dolanarak kara kara

      Galatasaray'la haykırdık Avrupa Avrupa
      Bu Türk'ün ayak sesi duy sesimizi
      Duydular ama kokmuştu O ayaklar
      Bekle kapı ağzında bolünde gel

      Kıbrıs çözümsüzdü, geçimsizdi
      Onlar hayır, biz evet hayırda hayır vardı.
      Biz unuttuk Rumlar hatırladı zekice
      Bırakın bu ayakları çoktan koktu O ayaklar

      Açılım saçılım nerde benim bahçelim
      Bağırıyor avaz avaz nedendir bilinmez.
      İp atlarken aklın nerdeydi bu telaş niye
      Yoksa yumurta mı geldi kapıya
      Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye

      Açıldım saçıldım darmadağınık oldum
      Zaten yoktu olacağı, önceden şahittik olanlara
      Aynası işti kişinin; Avrupa, Kıbrıs, Ermenistan
      Dahası var Azerbaycan, Dağlık Karabağ

      Hangi açılım hangi saçılım oturdu yerli yerine
      Ne bekliyorsun ne izliyorsun, anlıyor musun?
      Fırsat bulsa yapar; ben istedim, muhalefet istemedi.
      Daha öncede gelmişti bu millet oltaya
      Yine gelir, yine gelir oy oy milyon milyon

      Ama bu defa ok değilse bile, tren çıktı raydan.
      Bundan sonra ray mı değişir, tren mi belli olmaz.

      16 Türk devleti kurduk diyenler
      15 Türk devleti yıktığını bilmeyenler
      17 de ada vapuru *gemicik* kalkmasın
      Dikkat edin bu limandan yandan yandan...


      *Rüyalar gerçek olsa,
      Gerçekleri rüya gibi yaşasak*

      * *

      Engin Kültür
      Kocaeli 22.08.2009
      --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

      22 Ağustos 2009 10:25 tarihinde cuozcan <cu_ozcan@mynet.com> yazdı:

      BAYRAM....

      BAYRAM OLA........

      BENİ OKUYAN VEYA DUYAN ARKADAŞLARA SELAM OLSUN....
      BAYRAMI YAPINIZ.

      BAYRAMLAŞINIZ.

      HELALLAŞINIZ.

      KOÇLAR KINALANSIN.

      HERKES NE YAPAR.

      NASIL HAREKET EDER.

      BUNU, İYİ DÜŞÜNSÜN.

      ÜLKE RESMEN İŞĞALE UGRAMIŞTIR.

      BAYRAM DAN SONRA ÇOK GEÇ KALMAYIN.

      GEÇ KALMIŞ OLMAYALIM....


      TÜRKÜ İDARE EDENLER......

      TÜRKÜM DEMİYOR.........

      BAŞKA BİR ANADOLU YOK......

      BİZE BAŞKA VATAN DA YOK...

      73 MİLYON İNSAN ADETA, SİNDİRİLMİŞ Mİ....?

      600 BİN ADET ASKERİ DAĞILMIŞ.

      ASKERİN SİLAHI ELİNDEN ALINMIŞ.

      KOMUTANLAR ESİR.

      MAHKUM...

      SESSİZ.....

      EY TÜRK MİLLETİ ÜLKEN BÖLÜŞÜLMEK ÜZERE...
      MİLLET OLARAK......

      SANA ANLAŞMALAR TEKLİF EDİLİYOR.....

      MİLLET OLARAK. YAŞAMA ŞARTLARIN, GÖRÜŞÜLECEK.

      KİME KARŞI........?

      5.000.CANİ,

      CAHİL VE BEBEK KATİLLERİ.

      GALİPMİŞ DİYE...

      6.MİLYON KORKUTULMUŞ,

      SUSTURULMUŞ İNSANLAR ADINA

      BU ANLAŞMA KİMİN MENFATINA............?

      PARÇALANAN BİR DEVLET VE

      BU DEVLETİ TEMSİL EDEN SÖZDE İDARECİLER........

      BİR MİLLETİ PSİKOJİKMEN MORALMEN

      DUYGU VE DÜŞÜNCE OLARAK BİTİRMEK ADINA........

      25 YIL SAVAŞMIŞ GİBİ GÖSTEREREK

      VE YENİLMİŞ BİR ORDUYLA. YENİLMİŞ BİR MİLLETLE. .........

      ANLAŞMA ŞARTLARI GÖRÜŞÜLÜYOR......

      EN YETKİLİ ....

      EN YETKİSİZ.........

      KAPI, KAPI DOLAŞIYOR.......

      ANLAŞMA ŞARTLARI DA ORTADA YOK..........

      PEKİ NE .................................................?

      NE GÖRÜŞÜLÜYOR.....?

      SÖYLEYİN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ......?

      SÖYLEYİN NELER VEREBİLİRSİNİZ..............?

      SÖYLEYİN NELER YAPABİLİRSİNİZ...........?

      SÖYLEYİN YETKİLİ VE ETKİLİ BİZİZ. SİZİN GÜCÜNÜZ NE....

      DENİYOR,NABIZ YOKLUYOR ...................
      ORTODOĞU EŞ BAŞKANI MUTLAKA OLACAK DİYOR....

      BU ANLAŞMA ŞARTLARINI KİMLE İMZALIYORSUN

      AB VE ABD OLDUĞUNU DA BİLESİN.........

      ANLAŞMA ŞARTLARI İMZALAMAMAK İÇİN. BİR MİLLETİN VAR OLDUĞUNU İSPATLAMAK
      İÇİN.......

      BU MİLLETİN. DOĞUŞTAN ASKER OLDUĞUNU GÖSTERMEK İÇİN. VATANINI KORUMAK
      İÇİN.......

      HAZIR OL ........
      BAYRAMINI KUTLA. HERKESLE, BAYRAMLAŞ

      HADİ YOLUN AÇIK OLSUN....

      BAYRAMLAR.....

      BAYRAM OLSUN....

      ÖLÜRSEN ŞEHİT.

      KALIRSAN, GAZİ OL......

      SENİN, VATANININ ÜZERİNDE, GÖZÜ OLANLARI,

      BİR DEFA DAHA HAYELLERİNİ YIKMALISIN..............

      İÇİNİ DÖKMELİ.....

      İÇİNİ TEMİZLEMELİSİN......

      SEN BİR İNSAN OLARAK.

      SEN BİR MİLLET OLARAK.

      SEN İÇİN DE Kİ, PİSLİKLE YAŞAYAMAZSIN.......

      SEN. SON PEYGAMBERİN....

      PEYGAMBERİN ÖVDÜĞÜ, BİR IRKSIN.....

      SENİN, IRKINDA, DİNİN DE TEMİZLİK İSTER.....

      EYVAH. FAZLA UYUMUŞUM.RÜYA MI GÖRDÜM YOKSA.......* ***

      CUMALİ ÖZCAN

      ==============================================================================
      KONU: Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün Kara Para Trafiği
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/d6007debb714324f?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 13:25
      Kimden: ismet soner

      .

      __,_._,___
      *Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalınan 480 milyon Kuveyt Dinarı ve 3 konteyner
      altının Ergenekon bağlantılarıyla ilgili son derece çarpıcı bilgiler... İşte
      Ergenekon'un inanılmaz kara para trafiği.*

      Mehmet Avlar, 25 Ocak 2009 tarihinde kendi isteğiyle gittiği Adana Terörle
      Mücadele Şubesi'nde verdiği ifadede, Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalınan 480
      milyon Kuveyt Dinarı (2 buçuk milyar TL) ve 3 konteyner altının Ergenekon
      bağlantılarıyla ilgili son derece çarpıcı bilgiler verdi.

      Veli Küçük'le bağlantılı olduğu tespit edilen ve Ergenekon'un finansman
      işlerine baktığı iddia edilen Mehmet Çelik'le bir dönem çalıştığı Bolpat
      Gıda şirketinin satışı sürecinde tanıştığını anlatan Mehmet Avlar,
      "Kendisini 2 trilyon liralık bir zarardan kurtardığım için bana güven
      duymaya başladı. 2007 yılı Kasım ayından itibaren Mehmet Çelik'le çalışmaya
      başladım. Böylece Mehmet Çelik ve bağlantılı kişilerle ilgili çok detaylı
      bilgilere sahibim" dedi. Avlar'ın polise verdiği ifadesinde özetle şu
      bilgiler yer aldı:
      **
      *3 TIR ALTIN*
      **
      Mehmet Çelik kendisine ait Mersin'de bir depoda 52 palet 480 milyon Kuveyt
      Dinarı bulunduğunu ve bu paraların Denizbank'tan sigortalı olduğuna dair
      evrakı gösterdi. ABD'nin Irak'a yönelik harekatı ile birlikte Saddam
      Hüseyin'e ait Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalınan bu paralar ve 3 konteynır
      altının Veli Küçük ve Aytaç Yalman isimli komutanlar tarafından, önce
      Suriye'ye getirildiğini, burada El Muhaberatın organizasyonuyla birlikte 3
      konteynır altının bu ülkede kaldığını, paraların ise Kıbrıs'a gönderildiğini
      ve burada bir askeri depoda saklandığını belitti.
      **
      **
      *SİGORTA PARASI*
      **
      Bu paraların bankacılık sistemini sokulabilmesi amacıyla İsviçre Swissbank
      üst düzey yöneticisi Albert Keller Kıbrıs'a giderek palet barkotlarını
      okutmak suretiyle, 52 palet Kuveyt Dinarı'nı bankacılık sistemine soktuğunu
      ve sigortaladığını söylediğini belitti. Albert Keller parayı sigotaladıktan
      sonra paranın depodan kaybolduğunu belirterek paranın sigorta bedeli
      karşılığını sigota şirketinden aldığını, bu işlem için kendi hesabına 420
      milyon dolar yatırıldığını, İsviçre Zürih HSBC bankasındaki paranın bu para
      olduğunu söyledi.
      **
      **
      *52 PALET KUVEYT DİNARI*
      **
      Kıbrıs'ta bulunan 52 palet Kuveyt Dinarı'nın daha sonra askeri malzeme
      görüntüsünde Mersin iline getirildiğini ve burada bir depoda bulunduğunu, bu
      paranın kayda girdikten sonra kaybolduğunun açıklanması nedeniyle kara para
      konumunda olduğunu belirtti. Bu paranın sadece Kuveyt'te birebir
      değiştirilebileceğini bunun için bu paralara alıcı bulmaya çalıştığını
      söyledi.
      **
      **
      *KARA PARA AKLAMA*
      **
      Mehmet Çelik, paraların yurtdışından getirilmesi için çeşitli kişilerle
      bağlantılar kurdu. İstanbul'da yapılan bir toplantıya Muzaffer Tekin'in
      avukatı Ertaç Giray katıldı. Toplantıya İsviçre'nin kantonlarından birinde
      bankası olan Rıfat Tunç adına Hamit adlı bir kişide katıldı. Giray, bu
      adamın uluslararası karapara trafiğinden rant sağladığını, aktarılacak
      paranın rengine göre Tunç'un komisyon aldığını anlattı. Aktarılack para
      silahtan ise yüzde 10, uyuşturucudan ise yüzde 15, yasadışı örgüt parasıysa
      yüzde 20 olduğunu söyledi. Oran çok yüksek olduğ için Mehmet Çelik vazgeçti.

      **
      **
      *DÖNMEZ'E PAKET VERDİM*
      **
      2008 yılının Nisan ayında Mehmet Çelik bana rulo şeklinde bir dergi
      sayfasına sarılı, her iki tarafı ve ortası bantlanmış bir paket vererek bu
      paketi açmadan evimdeki buzluğa koymamı ve orada muhafaza etmemi önemle
      tembih etti. Bu paketin yurtdışından getirilen ilaç olduğunu söyledi ve
      ertesi gün İstanbul'dan gelecek adı Mustafa olan bir şahsa vermemi istedi.
      Pazar günü gelen misafirle beraber evime giderek buzlukta sakladığım paketi
      kendisine verdim. Kendisiyle Praktikerden buzluk aldık. Kuru buz da alıp
      paketi bunun içine koyduk. Bu şahıs halen Ergenekon'dan tutuklu bulunan
      Yarbay Mustafa Dönmez'dir..
      **
      **
      *Danıştay saldırısıyla bağlantı*
      **
      Mehmet Avlar'ın verdiği bilgiler Danıştay saldırısıyla ilgili bir iddiayı
      hatırlattı. İddiaya göre, tetikçi Alparslan Arslan, Irak kaynaklı çok yüksek
      miktardaki bir paranın Türkiye'ye sokularak Adana'da bir depoya tesliminde
      görev almıştı. Arslan'ın, Veli Küçük ve emekli bir generale ait olan bu
      parayı teslim ettiği halde hakettiği komisyonu alamadığı için çıkan
      anlaşmazlık sonucu saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilmişti. Aktüel
      Dergisi'nde konuya ilişkin yayımlanan haberde Türkeş'in avukatlığını da
      yapan Abdülkadir Erdil, Alparslan Arslan'ın bir işadamıyla birlikte
      kendisine geldiğini ellerinde 500 milyon dolarlık bir alacak evrakı olduğunu
      ancak icra takibi için gerekli 4 buçuk milyon doları bulamadıkları için işin
      yarım kaldığını anlatıyordu. Bütün bu ayrıntılar ilginç bir şekilde, Veli
      Küçük'ün evinden çıkan dökümanlar arasında "Danıştay olayı" başlığını
      taşıyan 299 numaralı notta da yazıyordu.


      --
      PRIMUM NON NOCERE
      http://ismetsoner.spaces.live.com
      http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
      (Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
      sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)

      ==============================================================================
      KONU: Her An Bir Sırattır
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/24426dea8e91fa7e?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 14:31
      Kimden: ismet soner

      by Laedri dost dosta333@gmail.com

      Her An Bir Sırattır

      *Sırat*

      *Ötelerde mi?*

      *Eğer öyleyse, ben nasıl yaşadığım her an adımlıyorum o köprüyü?*

      *Ya geçiyorum, ya da düşüyorum?*

      **

      *Varlık âlemi, nasıl da bir var bir yok arası titreşiyor, hayret!*

      **

      *Her şey,*

      *Hem varlık sahnesinde,*

      *hem yokluğun uç sınırında.*

      **

      *Atom boşluk, hücre boşluk, dünya boşluk, uzay boşluk*

      *Zerreden küreye her şey boşlukta asılı durmakta,*

      **

      *En küçüğünden en büyüğüne,*

      *Her şeyin nasıl olup da yokluğa yuvarlanıvermediğine hayret!*

      *Müthiş bir hızla adımlıyorlar sıratlarını ama düşmüyorlar!*

      *Sanki göremediğimiz bir iple bağlılar.*

      **

      **

      *Bir ses 'o rahmet ipine sen neden bağlanmıyorsun?' diyor,*

      *'Din gününün sahibi olan âlemlerin Rabbine.'*

      **

      *Önce ciddiye almıyorum.*

      *Oysa Yaratıcıyla aramdaki bağı kopardığım her an,*

      *Sırattan düşüyorum ve kaybediyorum.*


      *Sonra, yokluğun sınırından döndüren her şeyi hatırlıyorum; birlik ipini.*

      **

      **
      *Koca koca âlemleri içine alan bir kalbe sahip olduğumu fark ediyorum.*

      *En önemlisi de, sevildiğimi.*

      *Nurlanıveriyor sıratım.*

      **

      *Sırat! Ötelerde değil, tam başımda, tam önümde ve şimdi...*

      *Vahdet ipine sımsıkı sarıldığım 'an' da geçiyorum onu.*


      http://hbayhan.blogspot.com/
      http://guzelyazilar-laedri.blogspot.com/
      --
      PRIMUM NON NOCERE
      http://ismetsoner.spaces.live.com
      http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
      (Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
      sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)

      ==============================================================================
      KONU: DÜNYANIN BOR OYUNU
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e278590a9f71686d?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 08:35
      Kimden: anadoluhaber

      DÜNYANIN BOR OYUNU Kategori:
      BiLiMVETEKNOLOJi<http://anadoluhaber.blogcu.com/BiLiMVETEKNOLOJi/>
      <http://anadoluhaber.blogspot.com/2009/08/dunyanin-bor-oyunu.html>Gazi
      Üniversitesi Eğitim Fakültesi Elektro Kimya ve Malzeme Laboratuvarı'nda bor
      üzerine araştırmalar yapan Prof. Dr. Mehmet Levent Aksu, gelişmiş ülkelerin
      dünya bor rezervlerinin yüzde 70'ini elinde bulunduran Türkiye'den ham bor
      satın alarak ''stok yaptıklarını'', geliştirdikleri teknolojiyle işledikleri
      yaklaşık 250 çeşit bor ürününü Türkiye ile beraber tüm dünyaya pazarlamayı
      hedeflediklerini ileri sürdü.
      <http://anadoluhaber.blogspot.com/2009/08/dunyanin-bor-oyunu.html>

      --
      HAKİKATİN HATIRI DOSTUN HATIRINDAN ÜSTÜNDÜR
      (HZALİ ra.)

      ==============================================================================
      KONU: Namusum! Ve şerefim! / ender erdemil
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/321916ae23530fda?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 05:04
      Kimden: Ender Erdemil

      --
      ender erdemil
      endererdemil@gmail.com
      endererdemil@yahoo.com

      ==============================================================================
      KONU: matkap
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/313418005db957cc?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 12:57
      Kimden: ceyhun balcı

      *MATKAP*

      Geçtiğimiz günlerde Batı kaynaklı iki haber ardışık olarak yer aldı çeşitli
      basın organlarında.

      Yıllar önce İskoçya üzerinde bir ABD uçağını düşürerek onlarca insanı
      öldüren bir hükümlü sürekli rahatsızlığı nedeniyle serbest
      bırakılmıştı.Kararı verenler İngilizlerdi! (
      http://edition.cnn.com/2009/WORLD/europe/08/24/scotland.lockerbie/index.html)


      Bu gelişmeye tepki ise ABD'li FBI şeflerinden : *"Hukukla alay
      ediliyor!"*Belli ki bu salıveriliş Amerikalı'ların hoşuna gitmemiş!
      Irak'a kolkola
      demokrasi götürdükleri yol arkadaşlarına eleştiri yöneltmekten
      kaçınmamışlar. Evrensel kabul görecek bir gerekçe bile önüne geçememiş
      öfkenin.

      (http://edition.cnn.com/2009/US/08/22/lockerbie.fbi.mueller/index.html)

      Bu yorumun hemen ardından kamuoyuna yansıyan bir başka gerçek de ilgi
      görmeyi hak ediyordu.El Kaide zanlısı olduğu düşünülen bir kişinin ifadesi
      alınırken *"matkap" *ve *"silah"* kullanılmış. Elbette, tam anlamıyla
      kullanılmamış da korkutma amaçlanmış. Yine, evrensel ölçütlere göre yapılan
      işin adı işkencedir.

      (http://edition.cnn.com/2009/POLITICS/08/23/cia.prisoner.report/index.html)

      Unutulacak gibi değildir! Her yılın başlarında ABD dünyadaki çeşitli
      ülkelere ilişkin düşüncelerini ve kaygılarını içeren bir rapor paylaşır
      dünya kamuoyuyla. Neredeyse hiç sekmeksizin Türkiye de değini konusu olur bu
      raporlara. İşkenceden hukuk çiğnemelerine varıncaya değin bir dizi konuda
      kaygılar dile getirilirken öğütler de unutulmaz!

      Biyolojik değilse de çevresel etkenlerle unutkanlaştırılan ve böylelikle
      çözümleme yetisi felce uğratılan günümüz insanı hem Guantanamo hem de
      Irak'taki o çok bilinen Ebu Gureyb hapishanesinde yaşanan insanlıkdışılık
      örneklerini çoktan unutmuş olabilir.

      Ama, bu son matkaplı ve silahlı ifade yöntemi hiç olmazsa kullanılan
      gereçlerin sıradışılığına bağlı olarak unutulası olmasa gerektir.

      *"Kendi yer salkımı, başkasına verir talkını!" *özdeyişini anımsatırcasına
      bir örnek sayılır bu matkaplı ifade.

      Bu konuyu birileri sorgulayacak ya da anımsatacak olursa verilecek yanıt hiç
      de kestirilemez değildir. Çünkü, başta Amerikalı olmak üzere uygar Batılı
      hemen her konuda ölçütler oluşturup, başkalarına da bu ölçütleri dayatırken
      bir konuda her şeyi bir yana bırakıp ölçütlerini de ilkelerini de
      unutuverir.

      *"Ulusal güvenlik"* söz konusuysa silah da, matkap da ve her türden işkence
      de hoşgörülür öğelere dönüşüvermektedir uygar batılı için!

      Hiç unutmuyorum! İzmir'de açılan bir *"insan hakları"* sergisinde rahle,
      tespih, sarık türünden dinsel nesneler sunulmuştu sergiyi izleyenlere.
      Açıkça söylenmese de toplumun din özgürlüğüne karışıldığı izlenimi
      yaratılmıştı. O sergiyi açanların kullaklarını çınlatmak pahasına
      *"matkap"*denen gerecin de bu türden bir serginin baş köşesindeki yeri
      alacağını
      söylemek herhalde abartı sayılmaz.

      *"Ulusal güvenlik"* adına *"matkap"* kullanmayı kutsayanlar tam da
      bugünlerde kimselerin ağızlara almaya cesaret edemediği ama sürecin bir
      yerinde karşımıza çıkması olası *"terör odakları"* aklaması olgusunu hiç de
      rahatsız olmaksızın öneriyor ve çözümün temel koşulu bile sayıyor oluşları
      sizlere de ilginç gelmedi mi?

      ABD'nin güvenliği olunca *"matkap"* serbest, Türkiye'nin terörle
      sınavında *"terör
      odağı"* ile uzlaşmama kararlılığı yasak!

      Bizler bugünlerde telaş içinde ne yapacağımızı bilmez duruma düşmüşken
      bizleri de güdüleme çabası içindeki başkalarının eylem ve söylemlerini daha
      iyi çözümleyebilsek daha yararlı olmaz mı?

      Ceyhun BALCI, 24.08.2009

      ==============================================================================
      KONU: ÇETKODER ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI İLE YETKİLİLERE SESLENDİ
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e7776126e608ad8b?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 00:51
      Kimden: ÇEVRE ve TÜK.HAK.KOR.DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL MERKEZİ

      Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Çevre ve Orman
      Bakanlığı ile tüm ilgililere seslendi..

      *"Biz yardıma hazırız"*

      *Çevre* ve *Tüketici Haklarını Koruma Derneği* (ÇETKODER) Genel Başkanı
      Mustafa Göktaş, "artan sıcaklık ve küresel dengelerin bozulması, kuraklığın
      artması, çevresel, doğal dengelerin bilinçli bilinçsiz bozulması, tahrip
      edilmesi nedeniyle Ülkemizde Yeşil alanlar yok olmakta, Ağaç sayısı
      azalmakta, doğal ve tabi güzellikler yok edilmektedir. Buna paralel ayrıca
      son yıllarda aşırı çıkan orman yangınları resmen gelecek yaşamımızı yok
      ediyor. Düşünün Yanarak yok olan ormanlık yeşil alanlarımızın yeniden doğaya
      kazandırılması hem çok büyük zaman alıyor hem büyük bir maddi külfet meydana
      getiriyor. Öte yandan Ağaçların yeşil alanların yok olması oksijeni yok
      ediyor, kuraklığa davetiye çıkartıyor, erozyona sebep oluyor, heyelana sebep
      oluyor, doğal afetleri beraberinde getiriyor" dedi.

      Göktaş, "Daha önceki gün yurdumuzun 17 yerinde yangın çıktı. İşin garibi
      aynı anda 7 yangın çıktı. Ve bunlar ajanslara yansıdı. Bunlar yetmiyormuş
      gibi İstanbul'dan bir haber geldi. Çöplük alanı olarak tahsis edilen yer
      Orman arazisi ve oradan 50 bin meşe ağacı yok ediliyor. Bakın bu gün yine
      yurdumuzun değişik bölgelerinden orman yangını haberleri yansıyor. Bunlar
      olacak iş değil ama ne acıdır ki oluyor. Üzüntümüz kat be kat artıyor. Yok
      olan, ağaçlar, ormanlar değil gelecek yaşamımızdır. Geleceğimizi elimizden
      alıyorlar" dedi.

      Göktaş, "Biz ne söylersek söyleyelim, ne yazarsak yazalım Ülkemizde çevre
      adına pek de büyük güzel değişimler ve olumlu gelişmeler olmuyor. Giderek
      ülkemizin yeşil alanları, ormanlık arazileri, sulak alanları, akarsuları
      birer ikişer yok oluyor. Bu durum hepimizi tüm insanlarımızı ilgilendiriyor.
      Biz Ülkemizin 81 ilindeki gönüllülerimizle yardıma, çalışmaya hazırız.
      Devlet fideyi versin, dikilecek araziyi, alanı tahsis etsin. Gönüllü olarak
      tüm gücümüzle ülkemizin her yerinde Ağaçlandırmaya katkı sunacağız. Bilfiil
      emek sarf edeceğiz. Ayrıca orman yangınlarının önünü almak, Çevre ve
      doğanın korunması, yeşil örtünün arttırılması, akarsuların kirletilmemesi
      çalışmalarında halkı bilinçlendirmek adına yapılması gereken her çalışmaya
      gönüllü ve ücretsiz olarak katkı sunacağımızı da bilmelerini istiyoruz"
      dedi.

      ÇETKODER YAZIŞMA : *cetkoder@gmail.com*

      ÇETKODER GENEL BAŞKANI MUSTAFA GÖKTAŞ GSM:* 0.532.282 29 91*

      ==============================================================================
      KONU: DEPREM YIKMAZ...
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/1810ae7f4addedd9?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 00:58
      Kimden: "Muhlis Altuncuoglu"

      249 DEPREM YIKMAZ. AKP YIKAR !!!

      ŞİMDİ OKULLU OLDUK, SINIFLARI DOLDURDUK,

      SEVİNÇLİYİZ HEPİMİZ, YAŞASIN OKULUMUZ.

      AAAAA BİR DAKİKA OKULUMUZ NEREDE ???

      OKULUMUZ YIKILMIŞŞŞŞ !!!

      ŞİMDİ OKULLAR AÇILIYOR ve OKULLARDA KİTAPLAR DAĞITALACAK.

      KİTABIN BAŞINDA BULUNAN TAYYİP ERDOĞAN İMZALI ÖNSÖZ YAZISI ŞÖYLE
      BİTECEKTİR.

      " MİSYONUMUZ ve DÜSTURUMUZ OLAN HEM LAİK HEM MÜSLÜMAN OLUNMAZ İLKEMİZ ile

      DEPREM YIKMAZ, TAYYİP ERDOĞAN, AKP ve ADAMLARI YIKAR. "

      Devamı. www.muhlisaltuncuoglu.com

      BU DUYGU ve DÜŞÜNCELERLE SAYGILARIMI

      SUNUYORUM.

      " Ne Mutlu Türküm Diyene " Diyebilen.

      TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI

      MUHLİS ALTUNCUOĞLU

      ( Her Yazının En Sağ Üst Köşesinde Bulunan Olan Kutucuk ile O Yazıyı
      Çevrenizle Paylaşabilirsiniz )

      EĞER Kİ BU YAZI ve DÜŞÜNCELER

      ÇEVREMİZ ile PAYLAŞILMADIĞI ve

      GEREKENLER YAPILMADIĞI SÜRECE

      KENDİMİZİ TATMİNDEN ÖTEYE GİDEMEYECEKTİR.

      Mail Almak İstemiyorsanız Gereğini Yapabilirim.


      ==============================================================================
      KONU: Deniz Kabukları & Atatürk Özerklik Sözü Verdi mi ? (Orhan Çekiç)
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/fb1ed19e14af8c4b?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 03:39
      Kimden: engin kültür

      Atatürk, 'Kürtlere özerklik' sözü verdi mi ? *'Erzurum Kongresi
      bittikten sonra 12 aşiret reisine yazdığı mektuplarla, onların desteğini
      isterken bile, karşılığında en ufak bir ima yollu dahi olsa, Kürtlere
      yönelik bir taviz vermedi'*

      *
      Maltepe Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç, Cumhuriyet'e yazdı:

      Son günlerin gündem konusu "Kürt açılımı". Hazır bir açılım söz konusu
      olmuşken de "Nereye kadar açılalım" sorusuna verilecek yanıta ışık tutması
      için belli Kürt çevreleri "...Zaten Atatürk de Kurtuluş Savaşı esnasında
      'Kürtlere özerklik' sözünü vermişti, TBMM 10 Şubat 1922'de Kürtlere özerklik
      tanıyan bir yasayı bile kabul etmişti... En azından oraya kadar açılalım..."
      demeye getiriyorlar. Bu söylenenlerin birer söylenti olmaktan ileri
      gidebilir tarafı yoktur ve Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı öncesinde,
      esnasında veya sonrasında, en kritik dönemlerde dahi Kürtlere böyle bir
      taviz vermemiştir. 1918-1924 arası tüm gelişmeler bunun somut kanıtıdır.* **

      *Gazi Mustafa Kemal'in Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu öncesindeki
      evrelerde, "Kürtlere özerklik" anlamına gelecek bir söylemde bulunduğu hatta
      bunun eyleme de dönüşerek TBMM'den "gizli" bir yasa geçmiş olduğu iddiası,
      özellikle son dönemlerde çok sık dile getirilmektedir. Konunun kanıtı olarak
      da Gazi'nin daha ziyade 16-17 Ocak 1923'te İzmit'te İstanbul basını ile
      yaptığı konuşma ve Ahmet Emin Yalman'ın sorularına verdiği yanıtlar
      gösterilmektedir. Buna bağımlı olarak da, "...Kurtuluş Savaşı günlerinde
      Kürtlerin desteğini sağlayabilmek için bu sözleri verdi ama sonunda devleti
      kurunca, bu sözleri unuttu..." demeye getirmektedirler. İşin bu yanı pek
      fazla sesli ifade edilmese de söylenmek istenen budur ve bu söylenenler
      tarihi gerçeklerle örtüşmemektedir.

      Hemen belirtelim ki iddia edildiği gibi 10 Şubat 1922 tarihinde bir Meclis
      oturumu yoktur ki, o gün bir kanun geçmiş olsun. Bunun bir an için Meclis'te
      değil de, bir tasarı olarak "Vekiller Heyeti" (Bakanlar Kurulu)
      toplantısında hazırlanmış olduğunu farz edelim; o zaman da "...Kanun neden
      gizli çıkarıldı? Kimden çekiniliyordu? Kanun uygulanmak için yapılır, gizli
      kanun kimin ne işine yarar? Gizli olduğuna göre belli ki usulüne uygun
      olarak ilan edilmemiş. Bu takdirde o metin 'kanun' hükmünde olur mu?.." gibi
      birçok soruya yanıt bulmamız gerekecektir. Sonuç olarak böyle bir kanun
      yoktur.

      Oysa İzmit'te söyledikleri son derecede açıktır ve şudur: "Adım adım bütün
      memlekette ve geniş ölçüde doğrudan doğruya halk tabakalarının ilgili ve
      etkili olduğu 'mahalli idareler' kurulması iç ve dış siyasetimizin
      gereklerindendir. Kürtlerin oturduğu bölgelerde ise, hem iç siyasetimiz ve
      hem de dış siyasetimiz açısından adım adım mahalli bir idare kurulmasını
      gerekli bulmaktayız..." Söylediği budur.

      Aslında Gazi, İstanbul basınıyla bu görüşmeyi 16-17 Ocak 1923 tarihinde
      yaparken, 20 Ocak 1921 Anayasası yürürlüktedir ve Gazi, basın mensuplarına
      sadece bu anayasanın ilgili maddelerinden söz etmektedir.*
      **
      *Gerçekten de 10. maddede "Türkiye coğrafi durum ve ekonomik ilişki
      bakımından illere, iller ilçelere bölünmüş olup, ilçeler de bucaklardan
      meydana gelmektedir" denilmektedir.

      11. madde ise "İller, bölgesel işlerde tüzelkişiliğe ve özerkliğe sahiptir.
      İç ve dış siyaset, şeriata, adalete, askerliğe ait işler, milletlerarası
      ekonomik ilişkiler ve hükümetin genel vergileri ile faydası birden çok ili
      kapsayan hususlar müstesna olmak üzere; BMM'ce konulacak kanunlar gereğince
      vakıflar, okullar, eğitim, sağlık, tarım, bayındırlık ve sosyal yardım
      işlerinin düzenlenmesi ve yönetilmesi il meclislerinin yetkileri
      içindedir..." demektedir.

      Bu artık anayasal bir hükümdür. Örneğin Kürt kökenli yurttaşlarımızın
      çoğunlukta yaşadığı bir ilde, bu il genel meclislerine seçilecek üyeler
      çoğunlukla Kürt kökenli olacakları için, bu yöre halkı yukarıda belirtilen
      konularda özerk olarak alacağı kararlar ve yapacağı uygulamalarla kendi
      kendilerini yönetmiş olacaklardır. Gazi'nin söylediği budur ve sadece budur.
      Bundan bir "otonomi" anlamında özerklik sonucu çıkarmak en hafifinden
      "yanlış değerlendirme" olur. Aksine, Ahmet Emin Yalman'a söylediği kelimesi
      kelimesine şudur:

      "...Anayasa gereğince zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. O halde
      hangi livanın halkı Kürt ise, onlar kendi kendilerini özerk olarak idare
      edeceklerdir demektir... Şimdi TBMM hem Kürtlerin hem de Türklerin yetki
      sahibi vekillerinden oluşmuştur ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve
      kaderlerini birleştirmişlerdir. Yani onlar bilirler ki, bu ortak bir şeydir.
      Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz." (Bak. Mustafa Kemal,
      Eskişehir-İzmit Konuşmaları,1923, Kaynak Yayınları, 1999, s.103).

      Bu ifade ne demek? Net bir şekilde, "Otonomi olmaz!" demek.
      *
      **
      *Kaldı ki 1923 yılına gelinceye kadar çok kritik dönemlerden geçilirken bile
      Kürtlere böyle bir taviz verilmemiştir. Örneğin Milli Mücadele'ye karşı ilk
      isyan hareketi, Mustafa Kemal Paşa'nın tam da Samsun'a çıktığı günlerde,
      Midyat, Nusaybin, Ömerkan, Dirilömer çevresinde İngiliz güdümünde ve
      desteğinde bir Kürt devleti kurmak için başlatılan Ali Batı Ayaklanması'dır.
      (11 Mayıs-18 Ağustos 1919). Bir taraftan ülke baştan aşağı işgal edilirken
      ortaya çıkan bu isyancılara en ufak bir taviz verilmemiş, anlaşma yoluna
      gidilmemiş, sonunda isyan bastırılmıştır.

      Gene İngiltere ve Fransa'nın kışkırtmasıyla, Güneydoğu Anadolu'da bir Kürt
      devleti kurmak üzere Siverek civarında ortaya çıkan Milli Aşiret Olayı aynı
      şekilde zor da olsa bastırılmış ama bir taviz noktasına gelinmemiştir. (1
      Haziran-6 Eylül 1920). Diğer bir aşiret isyanı Cemil Çeto Olayı'dır. (20
      Mayıs-7 Haziran 1920). Nihayet tam da 2. İnönü Savaşı sürerken, Sıvas,
      Erzincan ve Tunceli bölgelerinde iki ay süreyle etkin olan Koçkiri
      Ayaklanması (6 Mart-17 Haziran 1921) bile sonucu değiştirmemiştir. Kaldı ki,
      bu isyanı çıkartanların amacı Zara, Divriği, Refahiye, Kuruçay ve Kemah
      havalisinde "özerk bir yönetim" kurmaktı. Durum son derecede kritikti. Yunan
      ordusu 2. İnönü Savaşı'nı kaybetmese, Ankara yolu açılmış ve her şey bitmiş
      olacaktı. O yüzden Çankaya Muhafız Birliği'nin 100 kişilik kuvveti dahi
      cepheye sürülmüştü. Buna rağmen Batı'da Yunanla, Doğu'da Kürt asileriyle
      mücadeleye girildi ama taviz verilmedi, böyle bir otonomi kabul edilmedi.

      Erzurum Kongresi bittikten sonra 12 aşiret reisine yazdığı mektuplarla,
      onların desteğini isterken bile, karşılığında en ufak bir ima yollu dahi
      olsa Kürtlere yönelik bir taviz vermedi. (Bak. Orhan Çekiç, Samsun'dan
      Erzurum'a, Cumhuriyet Yayınları, İstanbul, 2007).

      Bütün bunlara karşılık da, Kürt Sait İsyanı ve onu ileri yıllarda takip
      edecekler dahil hiçbir isyancıdan da, "...Bize Kurtuluş Savaşı esnasında
      yapacağımız hizmetler karşılığı 'özerklik' sözü verilmişti, sonra devlet
      kuruldu ama bu söz unutuldu. Bu nedenle silaha sarıldık, isyan ettik..."
      gibi bir savunma gelmedi. Bu kadar kritik dönemlerde bu tavizi vermeyen bir
      liderin, her zorluk aşıldıktan sonra 1923 yılında İzmit'te bir basın
      toplantısında böyle bir "otonomi"den bahsetmiş olabilmesi bütün bu açıklanan
      gerekçeler nedeniyle olanak dışıdır. Çünkü o liderin tek bir hedefi vardır:
      Tam bağımsız, egemen, çağdaş, laik, sosyal bir hukuk devleti niteliğinde bir
      ulus-devlet kurmak. *
      **
      *Yaptığı da budur ve onu bu çizginin dışında gösterecek her çaba, sonuçsuz
      kalmaya mahkûmdur.*

      ==============================================================================
      KONU: http://yazaristan.net/yazar_detay.php?id=1445 KÜRT VE TÜRK VE ÜLKEMİZLE
      İLGİLİ YAZI MERSİNDEN BURAK CANLI mutlaka oknması tekrar okunması
      gerekmektedir.
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/323f7bd1eba1686b?hl=tr
      ==============================================================================

      == <tag>1 içinden 1</tag> ==
      Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 05:24
      Kimden: SEVGİ YEŞİLMEN

      http://yazaristan.net/yazar_detay.php?id=1445

      bu yazıyı okuyun. mutlaka okuyun. başka bir açıdan değerlendirin olayları
      çok öenmli


      ==============================================================================

      Bu iletiyi şu gruba abone olduğunuz için aldınız: Google Grupları "DEMOKRASİ PAZARI"
      grubu.

      Bu gruba gönderide bulunmak için, demokrasipazari@googlegroups.com adresine e-
      posta gönderin veya şu adresi ziyaret edin: http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari?hl=tr

      Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin: demokrasipazari+unsubscribe@googlegroups.com

      Bu gruptan posta alma seçeneklerinizi değiştirmek için:
      http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/subscribe?hl=tr

      Kötüye kullanım bildiriminde bulunmak için abuse@googlegroups.com adresine
      durumu açıklayan bir e-posta gönderin.


      ==============================================================================
      Google Grupları: http://groups.google.com.tr/?hl=tr

      23 Haziran 2009 Salı

      Sut fiyatlandırmasında göz önüne alınması yararlı

      Sut fiyatlandırmasında göz önüne alınması yararlı olacak hususlar
      Salı, 23 Haziran 2009

      Son dönemde, gerek SGK, gerekse de Sağlık Bakanlığı bünyesinde SUT birim fiyatlarının gözden geçirilmesi ve güncellenmesi amacıyla bazı çalışma grupları oluşturulduğu ve görüşler alındığı gözlenmektedir. Bu amaçla, biz de bu konudaki bazı temel hususları gündeme getirmekte yarar görüyoruz.

      Devamını oku...
      Rotasyon, tam gün ve doktor açığı
      Çarşamba, 24 Haziran 2009

      Tüm gürültülere rağmen doktorlar hakkındaki Tam Gün Yasası ekim ayına kaldı. Geçen hafta Milliyet gazetesinde Sağlık Bakanı danışmanı Prof. Dr. Haydar Sur ile Dr. Turgay Çetin’in 1543 doktor üzerinde yaptığı araştırmanın haberi vardı. Araştırmaya göre, doktorların ancak yüzde 22’si Tam Gün Yasası hakkında bilgi sahibiymiş.

      Devamını oku...
      Sgk Protokol Revizyonu İmzalandı
      Çarşamba, 24 Haziran 2009

      Bilindiği gibi, Türk Eczacıları Birliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında imzalanarak 01.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 2009 Yılı Eczane Protokolü, belirli aralıklarla karşılıklı gözden geçirme sürecine olanak tanımaktaydı.

      Devamını oku...



      ___________________________________________________________
      Bu maili sitemiz bilgilendirme abonesi olduğunuz için aldınız
      http://www.saglikaktuel.com.
      Abonelikten çıkma istiyorsanız tıklayınız: http://www.saglikaktuel.com/index.php?option=com_letterman&task=unsubscribe&Itemid=64

      E-posta: saglikaktuel@googlegroups.com


      --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
      Bu mesajı "Sağlık Aktüel Mail Grubu"na üye olduğunuz için aldınız,
      Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için "saglikaktuel-unsubscribe@googlegroups.com"adresine e-posta gönderebilirsiniz,
      Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/saglikaktuel?hl=tr
      adresinde bu grubu ziyaret edebilirsiniz.
      Bu gruptan gönderilmiş olan mailllere, http://groups.google.com.tr/group/saglikaktuel/topics adresinden ulaşabilirsiniz.
      -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---