DEMOKRASİ PAZARI
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari?hl=trdemokrasipazari@googlegroups.com
Günün konuları:
* Trafik'te Terör (Düşman içimizde) - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/683081e4add42257?hl=tr
* İglolarda Kim Yaşar? - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e4a03637a8d1a606?hl=tr
* NUTUK (Sn. Aynur Türkoğlu dostumuzdan) - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/c3e79547e6120d18?hl=tr
* Fwd: Fw: GELDE ATATURK'U OZLEME - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/384316ad48c43d91?hl=tr
* TAM İSTİKLAL'İN HEDEFİ - İSTİKLAL 2 - Özkan BOSTANCI - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/394eb51361206880?hl=tr
* Hindistan & Bayramlar Bayramcılar - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/2076f138af00baf7?hl=tr
* Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün Kara Para Trafiği - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/d6007debb714324f?hl=tr
* Her An Bir Sırattır - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/24426dea8e91fa7e?hl=tr
* DÜNYANIN BOR OYUNU - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e278590a9f71686d?hl=tr
* Namusum! Ve şerefim! / ender erdemil - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/321916ae23530fda?hl=tr
* matkap - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/313418005db957cc?hl=tr
* ÇETKODER ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI İLE YETKİLİLERE SESLENDİ - 1 ileti, 1
yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e7776126e608ad8b?hl=tr
* DEPREM YIKMAZ... - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/1810ae7f4addedd9?hl=tr
* Deniz Kabukları & Atatürk Özerklik Sözü Verdi mi ? (Orhan Çekiç) - 1 ileti,
1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/fb1ed19e14af8c4b?hl=tr
* http://yazaristan.net/yazar_detay.php?id=1445 KÜRT VE TÜRK VE ÜLKEMİZLE
İLGİLİ YAZI MERSİNDEN BURAK CANLI mutlaka oknması tekrar okunması
gerekmektedir. - 1 ileti, 1 yazar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/323f7bd1eba1686b?hl=tr
==============================================================================
KONU: Trafik'te Terör (Düşman içimizde)
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/683081e4add42257?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 09:10
Kimden: Nihat ESKİ
Trafik Canavarı 339
Can Aldı..
[image: Haber: Trafik Canavarı 339 Can
Aldı]<http://www.haberler.com/resim.asp?haber_id=1743064>Resmi
büyütmek için tıklayın <http://www.haberler.com/resim.asp?haber_id=1743064>
Temmuz Ayında Meydana Gelen Toplam 24 Bin 367 Trafik Kazasında 339 Kişi
Hayatını Kaybetti.
*Cam filmi ile meraklı gözlerden
kurtulun*<http://tra.yenimedya.com.tr/click.asp?b_id=138&u_id=1251043060500181026888456243331194291385230211134&url=http://www.eliftuning.com&s_id=29>
Yaz tatili döneminde özellikle karayollarında yoğun trafik ile birlikte kaza
sayılarında da ciddi artış oldu. Temmuz ayında meydana gelen toplam 24 bin
367 trafik kazasında 339 kişi hayatını kaybetti.
*Emniyet Müdürlüğü* <http://www.haberler.com/emniyet-mudurlugu/> Trafik
Hizmetleri Başkanlığı tarafından tutulan istatistik bilgilere göre, geçen ay
18 bin 55 adet yerleşim merkezlerinde, 5 bin 812 adet yerleşim dışı yollarda
trafik kazası meydana geldi. Bu trafik kazalarının 251'i ölümlü, 9 bin 448'i
yaramaları ve 14 bin 628 maddi hasarlı kaza olarak istatistiklere girdi.
Toplamda 339 kişi hayatını kaybederken, yerleşim merkezlerindeki kazalarda
75 kişi trafik kazası sonucu öldü, 18 bin 433 kişi de trafik kazalarında
yaralandı. Kazalar sonucu oluşan maddi hasar değeri ise 82 milyon 639 bin
111 TL oldu.
Bu yılın ilk 7 ayında meydana gelen 152 bin 710 ayrı trafik kazasında ise
toplam bin 634 kişi hayatını kaybetti, 89 bin 617 kişi de yaralandı.
(CİHAN) (Cihan Haber Ajansı) 5 saat önce.. [1743064]
--
.
- Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı var olmalarının Yegane
koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir
zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
NE SAĞ, NE SOL,
KEMALİZM EN GERÇEKÇİ YOL,
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
==============================================================================
KONU: İglolarda Kim Yaşar?
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e4a03637a8d1a606?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 10:45
Kimden: ismet soner
by ..:..idEAlisT..:.. idealistvekararli@gmail.com
*İglolarda kim yaşar?*
**
**
**
Muhtemelen artık kimse yaşamaz.
İglo veya iglu kelimesi Eskimo dilinde (İnuitçede) "ev" anlamına gelir.
İgloların çoğu taştan ya da hayvan derisinden yapılırdı.
Kardan yapılan iglolar, İnukların öncüleri olan *Thule* halkının hayat
tarzının bir parçasıydı ve orta ve doğu Kanada'da çok yakın bir tarihe kadar
kullanılıyordu.
*Yalnızca Kanada Eskimoları igloları kardan yapıyordu*
**
Bunları Alaska'da hiçkimse bilmiyordu. 1920'lerde yapılan nüfus sayımı
sonucunda Grönland'da yaşayan 14,000 Eskimodan ise yalnızca 300'ü kardan
yapılmış bir iglo *görmüştü*. Günümüzde bunlardan çok az kalmıştır.
Avrupalıların gördüğü ilk iglolar, Martin Frobisher'in 1576'da Kuzey-Batı
Geçidi'ni aradığı sırada Baffin Adası'nda karşılaştıklarıdır. Frobisher bir
Eskimo tarafından kalçasın-dan vurulunca, adamları birkaç İnuit öldürüp,
birini esir aldı ve Londra'ya götürdü. Bu İnuit burada bir *hayvan
gibi*sergi-lendi.
ABD'de Colorado eyaletinin Denver şehrindeki bir gazete 1920'lerde belediye
binalarının önüne kardan yapılmış bir iglo dikti. Yanına birkaç Ren geyiği
konulan bu iglonun önünde durup ziyaretçilere Alaska'da kendisinin ve diğer
Ren geyiği çobanlarının bu tip evlerde yaşadığını anlatması için de Alaskalı
bir Eskimo tuttu. Aslında bu Eskimo kardan yapılmış ig-lolan sadece *filmlerde
görmüştü*.
Kuzeydoğu Grönland'daki Thule'de ise tam tersine, yerli-ler iglo inşa
etmekte o kadar uzmandılar ki, uzun karanlık kış mevsimleri boyunca
düzenlenen dans, şarkı ve güreş yarışma-ları için buzdan geniş koridorlar
yaptılar.
Bu topluluk o kadar soyutlanmıştı ki, 19. yüzyılın başına kadar, *dünyada
yaşayan tek halkın* kendileri olduğunu düşü-nüyorlardı.
Kaynak: Cahillikler Kitabı, NTV yayınları
'Resim ve konu başlıkları metne eklenmiştir.'
Hazırlayanlar: ...:...İdEAlisT...:... merakediyorumgrubu@gmail.com üyeleri.
http://groups.google.com/group/merakediyorum
--
PRIMUM NON NOCERE
http://ismetsoner.spaces.live.com
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
(Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)
==============================================================================
KONU: NUTUK (Sn. Aynur Türkoğlu dostumuzdan)
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/c3e79547e6120d18?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 13:32
Kimden: Nihat ESKİ
---------- Forwarded message ----------
From: F. Murat Dogan <fmdogan34@gmail.com>
Date: 23 Ağu 2009 15:40
Subject: NUTUK (Sn. Aynur Türkoğlu dostumuzdan)
To:
Cc: dyt.aynurturkoglu@hotmail.com
---------- Forwarded message ----------
From: Aynur Türkoğlu <dyt.aynurturkoglu@hotmail.com>
Date: 2009/8/21
Subject: FW: NUTUK
To:
------------------------------
From: aycelcik@hotmail.com
Subject: FW: NUTUK
Date: Mon, 3 Aug 2009 18:30:33 +0000
------------------------------
------------------------------
25/10/2008 Che'nin Çantasından Çıkan
NUTUK<http://elsissmila.blogcu.com/che-nin-cantasindan-cikan-nutuk_27084151.html>
<http://www.lateinamerika.de/Laender/images/bolivien/Che_Guevara_Statue_La_Higuera.jpg><http://moinansari.files.wordpress.com/2008/05/che-guevara10-cannes.jpg?w=468&h=304><http://www.a525g.com/histoire/_images/che-guevara-1.jpg>
*Küba Devrimi'nin öncülerinden ve Fidel Castro'nun yoldaşı Arjantinli
devrimci doktor Che Guevara, 1967 yılında Bolivya'da yakalanıp
öldürüldüğünde sırt çantasından; "Atatürk'ün Büyük NUTUK'u" çıkmıştır..."*
<http://www.coven.net/che/images/poster-che-guevara.jpg>
*NUTUK'un Küba Devrimi'ndeki yeri aslında daha önceki yıllara dayanıyor.
Sosyalist Küba Cumhurbaşkanı Fidel Castro, 12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da
görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir'den "Atatürk'ün Büyük Nutuk
Kitabını" ister. ABD'nin bilgisi olmaması ricasıyla yapılan bu istek, Bilal
Şimşir tarafından uzunca bir süre sonra yerine getirilebilir. İşte, Fidel
Castro'nun Atatürk hayranlığının kaynağı; İngilizce "Nutuk" kitabını
özümseyerek okumasında ve devrimci M.Kemal ATATÜRK'ün ilk antiemperyalist
savaşımını zafere eriştiren "1919 Ruhu"ndan esinlenmesinde yatıyor. *
*12 Aralık 1996'da bir ödül töreni için gittiği Küba'da Fidel Castro ile
görüşen Dursun ÖZDEN kendisine "Türkiye'de solcu, ilerici ve devrimci
gençler; Che Guevara ve Fidel Castro'yu çok seviyorlar ve sizleri mutlak
önder olarak kabul ediyorlar..." der. Bu sözlere Castro'nun verdiği yanıt
çok anlamlıdır: "**Devrimci M.Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden
kendilerine başka önder arıyorlar?... Devrimci ATATÜRK bizim ve tüm mazlum
halkların esin kaynağıdır...**" *
*Mart 1997 de Habitat Toplantısı için İstanbul'a gelen Fidel Castro, yaptığı
konuşmada şöyle der: "**Asıl devrimci M.Kemal Atatürk'tür. Ben bir devrim
yaptım, ama O'nun yaptıklarını asla başaramazdım. Sakın kendinize başka esin
kaynağı aramayın...**"** Fidel Castro'nun bu sözleri karşısında
heyecanlanmamak mümkün mü? *
*Bu bağlamda son yıllarda Latin Amerika ülkelerinde esmekte olan "ulusalcı
ve antiemperyalist rüzgarda" Mustafa Kemal ışığının etkisi yok mudur
sizce?...*
*O Mustafa Kemal ışığıdır ki; doğudan batıya, güneyden kuzeye, birçok halk
hareketini ve halk önderini etkilemiştir. Örneğin, çağdaşları Lenin ve
Churchill kendisini hep takdir etmişlerdir. Örneğin, 1935'teki Uzun Yürüyüş
öncesinde Şankay Meydanı'nda toplanan binlerce Çinliye seslenen Mao'nun ilk
sözleri şöyledir: "**Ben, Çin'in Atatürk'üyüm..**" Ve 1948'den bugüne dek,
Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki 8. ve 9. sınıflarda Yakınçağ Tarihi derslerinde
Atatürk ve Cumhuriyet Devrimleri okutuluyor. *
*Peki, Atatürk ışığı dünyanın dört bucağını aydınlatırken Türkiye'de neler
oluyor? Ne yazık ki ülkemizde bir yandan gericiler ve yobazlar diğer yandan
Che, Castro, Lenin, Mao gibi devrimci liderleri sözde örnek aldıklarını
sanan "uçuk solcular", Atatürk'ü ve düşüncelerini yıpratmak için herşeyi
yapıyorlar. Emperyalistler ve yerli işbirlikçileri de Atatürk'e karşı olan
her türlü gerici ve bölücü hareketi destekliyorlar. Bu tür çalışmalar yurt
dışında da sürüyor. İşte sizlere iki örnek: **
Birincisi, Küba polis şefi Carlos Fernandez'in yaptığı açıklamaya göre:
"Başkent Havana'daki 13/K parkında, birçok dünya liderinin büstlerinin
olduğu yerde bulunan Atatürk büstü, Havana Karnavalı için çeşitli ülkelerden
gelen 'Kürt kökenli gençler' tarafından 26 Temmuz 2007 günü yerinden
sökülerek yok edilmiştir..."*
*İkinci örnek ise çok düşündürücü: "Annan Planı gereğince KKTC'deki
ortaöğretim okullarının ders kitaplarından Atatürk ve Türkiye Ulusal
Kurtuluş Savaşı konuları çıkarıldı..." *
·
*Son yıllarda ülkemizin üzerine çöken kara bulutların dağıtılabilmesi için;
öldürüldüğü gün Che'nin sırt çantasından çıkan NUTUK'u kendimize rehber
edinmemiz gerekiyor.*
*Cemal Sağmen*
------------------------------
Yeni nesil Windows Live Services'ı ücretsiz edinin. Buraya
tıkla!<http://get.live.com/>
------------------------------
Diğer Windows Live(tm) özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden
daha fazlası <http://www.microsoft.com/windows/windowslive/>
------------------------------
Diğer Windows Live(tm) özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden
daha fazlası <http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/>
------------------------------
Windows Live(tm) Photos ile fotoğraflarınızı kolayca paylaşımı. Sürükle
bırak<http://www.microsoft.com/windows/windowslive/products/photos.aspx>
------------------------------
Diğer Windows Live(tm) özelliklerine göz atın. Sadece e-posta iletilerinden
daha fazlası <http://www.microsoft.com/turkiye/windows/windowslive/>
--
www.fethimuratdogan.net
--
.
- Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı var olmalarının Yegane
koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir
zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
NE SAĞ, NE SOL,
KEMALİZM EN GERÇEKÇİ YOL,
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
==============================================================================
KONU: Fwd: Fw: GELDE ATATURK'U OZLEME
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/384316ad48c43d91?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Pazar 23 Ağustos 2009 08:42
Kimden: Levent Ersoy
Merhaba
Ben birilerine "Vatan Haini " demeyeyim ,
yani iyice emin olmadan
Yani bilmeden
iyi de ???
Aşağıdaki sunumu izleyince, siz o dönemin yöneticileri hakkında ne
düşünürsünüz !
Saygı ile vesselam
Eyvallah !
Levo
---------- Forwarded message ----------
From: Üstün Çakar
Date: 2009/8/22
Subject: Fw: GELDE ATATURK'U OZLEME
To:
==============================================================================
KONU: TAM İSTİKLAL'İN HEDEFİ - İSTİKLAL 2 - Özkan BOSTANCI
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/394eb51361206880?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 07:29
Kimden: (c) Özkan BOSTANCI
*TAM İSTİKLAL'İN HEDEFİ <http://ozkanbostanci.blogcu.com/>*
**
*İSTİKLAL 2* <http://ozkanbostanci.blogcu.com/>
*Milletimizin isteği tek kelimede özetlenebilir ve gayet meşrudur: İSTİKLAL*
!..(2.7.1920)
*İSTİKLAL-İ TAM, BİZİM BUGÜN DERUHTE ETTİĞİMİZ VAZİFENİN RUH-İ ASLİSİDİR!...
Bütün halkımız yalnız bir nokta çevresinde toplanmış ve sonuna kadar kanını
akıtmaya karar vermiştir. O nokta TAM BAĞIMSIZLIĞIMIZ'ın sağlanması ve
sürdürülmesidir!..* (5.10.1919)
* *
*- MİSAK-I MİLLİ DAHİLİNDE VATAN BİR BÜTÜNDÜR!.. Onun muhtelif kısımları
birbirinden ayrılamaz!..* (10.10.1921)
*Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK*
*****************************
**
*TAM İSTİKLAL'in ilk hedefi elbette ki VATAN topraklarını düşmandan
temizlemek, ve bir karışını bile düşmana kaptırmamaktır.*
Ancak İSTİKLAL'in "Yunan'ın İzmir'den çıkartılması" ve "Lozan Barışı" ile
sağlandığını sanan gafillere, *ATATÜRK MİSAK-I MİLLİ'yi bir tokat gibi
çarpar!*
**
Pek az kimsenin üzerinde durduğu husus; MİSAK-I MİLLİ güney sınırının,
*"Mondros
Mütarekesi'nin imzalandığı anda, hain Araplar ile birleşen düşman
askerlerinin gelebildiği hat"* olmasıdır.
Mütareke "karşılıklı silahların terk edilmesi", yani şimdi yaygın olan
tabirle "ateş kes, savaşı ve ilerlemeyi bırak" anlaşmasıdır... *O tarihte
İtilaf devletleri OSMANLI devleti'nin zaaflarından yararlanarak bu anlaşmayı
tek yönlü hazırlamış, ateş kesilmiş, fakat sadece TÜRK ordusuna silah
bıraktırılmış, hatta KAFKASYA'dan geri çekilmeye zorlanmıştı...* O tarihte
BATILI düşmanlarımız Suriye ve Irak'ı daha henüz ele geçirmemişlerdi!..
*Yani gerçek MİSAK-I MİLLİ'ye HATAY, HALEP, MUSUL, KERKÜK, Bakü'ye kadar
KAFKASYA ve İngilizler'e geçici olarak verilen KIBRIS, İtalyanlar'a
bırakılmış olan 12 ADA, TÜRK nüfusun ekseriyette olduğu BATI TRAKYA da
DAHİLDİR!..*
**
*Ancak her zaman dönek olan BATILI ülkeler,* zorla imzalattırdıkları bu
mütarekeye uymamışlar, hem ilerlemeye devam etmişler, hem de bir süre sonra
İstanbul ve Anadolu'yu da işgal etmişlerdi...
*Her şeyi sırasına göre yapmayı iyi bilen ATATÜRK önce ANADOLU'yu, sonra
İSTANBUL'u ve DOĞU TRAKYA'yı kurtarmış, bunları Lozan'da güvenceye almış;
ancak gerisini sonraya bırakmıştır...* İlk fırsat çıktığında da HATAY'ı
ilhak etmiştir...
*Eminiz ki, yaşasaydı, HALEP, MUSUL-KERKÜK ve BATI TRAKYA TÜRKLERİ'ni de
kurtaracağı gibi; ne KIBRIS, ne de 12 ADA'dan dolayı EGE sorunumuz olurdu!..
* Ermenistan'ın AZERBEYCAN içlerine sarkmasına da izin vermezdi... Hele ki
EGE'de hiç bir dönemde başkasına terkedilmemiş *İKİZLER (Kardak)* benzeri
kayalık ve adacıkların tartışmasının dahi yapılmasına izin vermezdi!..
*MİSAK-I MİLLİ, "MİLLİ AND İÇME" demektir.* Osmanlı Meclis-i Mebusanı
tarafından kabul edilmiş, ATATÜRK tarafından aynen benimsenmiştir. Milletin
kendine hedef çizdiği, savaşarak aldığı ve savaşmadan asla vermiyeceği,
ulaşmaya ve korumaya and içtiği sınırları belirler!
*>>>DEVAM EDECEK*
**
* Özkan BOSTANCI*
ozkanbostanci.blogcu.com
--
..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.
Allowed either use or coppy this message as its source.
Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation
--
Özkan BOSTANCI
ozkanbostanci.blogcu.com
--
..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.
Allowed either use or coppy this message as its source.
Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation
==============================================================================
KONU: Hindistan & Bayramlar Bayramcılar
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/2076f138af00baf7?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 04:54
Kimden: engin kültür
*Bayram Bayramlar Bayramcılar*
Bayramlar sevinç ve neşe kaynağıdır.
Neye sevindiğini bilmez halk ama
TÜCCAR gerçekten bayram eder.
Ramazandır Bayramdan önceki ay
11 ayın sultanı berekettir aynı zamanda.
ESNAF bayram eder erkenden.
Uyu uyu yat uyu dediler meğer kendileri hiç uyumamış.
Kubilay'ı katledenler, Yunan ordusuna İzmir'de
Kucak açan imamlar meğer hiç uyumamış.
Millet olarak okumuyor, çalışmıyor, üretmiyorsun.
Ama karnım doysun istiyorsun.
Dünyada çalışmadan, üretmeden, sömürmeden
Rahat yaşayan ülke var mı?
Hem canım cennette, hem şeyim şeyde
Var mı böyle bir dünya
Birileri Türküm demez Eee demezse demez.
Milletin hoşuna gider basar oyu.
Fındıkçı 7 saat yol keser miting yapar.
4 yıl önce fındık kıymetliydi, üretende
7 tl idi bugün 1,5 tl. basar oyu çuval çuval
Bulkarayı al parayı
Kömür olur, pirinç olur, şeker olur, yağ olur, un olur.
Helva yapılır, yenir ailecek
Sandığa koşulur oylar verilir çuval çuval.
Askerin kafasına da geçirilir çuval.
Birileri nota verelim falan der. Aymazca
Yahu müzik notası mı der birileri
Ezelden beri severdi zaten çuvalı
Kadınlarımız; erkekleri, bizleri milleti yetiştirenler
Analar, bacılar, kızlar, eşler farkında değildik
Çuvala bu kadar meraklı olduklarınızı
Ülkelerin milli geliri nüfusa göre dağıtılmalı
Sana nüfus planlaması, aile planlaması
Karşındaki dört karı 60 çocuk aç sefil
Özgür olmalı insan dayatılıyor her koldan
Eskiden Yugoslavya vardı şimdi 6 parça
Irak'da pek yakında kaç parça
Ben mi direneceğim emperyalizme
Kime güveneceğim hani benim milletim
Uzun bile sürdü erkânı harp bizde
Başka dünyalarda ararız. Bizde olmasa cenk
Cengâver milletik yoksa Odamı gerilerde kaldı.
Ne ölmesi, ne şehidi çoktan oldular Niyazi.
Kelleler, şehitler, sayınlar ve daha neler neler
Vazgeçti millet benliğinden her şeye razı Niyazi
Yollara sokaklara döküldü insanlar milyon milyon
Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de ve her yerde
Kriz olsa Teğet geçerdi, kumaş zaten delikti
Daha büyük milyonlar ezdi geçti inatla
Millet şaşkın biçare 22 Temmuz'larda
Ders verdi kendi kendine çarşafa dolanarak kara kara
Galatasaray'la haykırdık Avrupa Avrupa
Bu Türk'ün ayak sesi duy sesimizi
Duydular ama kokmuştu O ayaklar
Bekle kapı ağzında bolünde gel
Kıbrıs çözümsüzdü, geçimsizdi
Onlar hayır, biz evet hayırda hayır vardı.
Biz unuttuk Rumlar hatırladı zekice
Bırakın bu ayakları çoktan koktu O ayaklar
Açılım saçılım nerde benim bahçelim
Bağırıyor avaz avaz nedendir bilinmez.
İp atlarken aklın nerdeydi bu telaş niye
Yoksa yumurta mı geldi kapıya
Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye
Açıldım saçıldım darmadağınık oldum
Zaten yoktu olacağı, önceden şahittik olanlara
Aynası işti kişinin; Avrupa, Kıbrıs, Ermenistan
Dahası var Azerbaycan, Dağlık Karabağ
Hangi açılım hangi saçılım oturdu yerli yerine
Ne bekliyorsun ne izliyorsun, anlıyor musun?
Fırsat bulsa yapar; ben istedim, muhalefet istemedi.
Daha öncede gelmişti bu millet oltaya
Yine gelir, yine gelir oy oy milyon milyon
Ama bu defa ok değilse bile, tren çıktı raydan.
Bundan sonra ray mı değişir, tren mi belli olmaz.
16 Türk devleti kurduk diyenler
15 Türk devleti yıktığını bilmeyenler
17 de ada vapuru *gemicik* kalkmasın
Dikkat edin bu limandan yandan yandan...
*Rüyalar gerçek olsa,
Gerçekleri rüya gibi yaşasak*
* *
Engin Kültür
Kocaeli 22.08.2009
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
22 Ağustos 2009 10:25 tarihinde cuozcan <cu_ozcan@mynet.com> yazdı:
BAYRAM....
BAYRAM OLA........
BENİ OKUYAN VEYA DUYAN ARKADAŞLARA SELAM OLSUN....
BAYRAMI YAPINIZ.
BAYRAMLAŞINIZ.
HELALLAŞINIZ.
KOÇLAR KINALANSIN.
HERKES NE YAPAR.
NASIL HAREKET EDER.
BUNU, İYİ DÜŞÜNSÜN.
ÜLKE RESMEN İŞĞALE UGRAMIŞTIR.
BAYRAM DAN SONRA ÇOK GEÇ KALMAYIN.
GEÇ KALMIŞ OLMAYALIM....
TÜRKÜ İDARE EDENLER......
TÜRKÜM DEMİYOR.........
BAŞKA BİR ANADOLU YOK......
BİZE BAŞKA VATAN DA YOK...
73 MİLYON İNSAN ADETA, SİNDİRİLMİŞ Mİ....?
600 BİN ADET ASKERİ DAĞILMIŞ.
ASKERİN SİLAHI ELİNDEN ALINMIŞ.
KOMUTANLAR ESİR.
MAHKUM...
SESSİZ.....
EY TÜRK MİLLETİ ÜLKEN BÖLÜŞÜLMEK ÜZERE...
MİLLET OLARAK......
SANA ANLAŞMALAR TEKLİF EDİLİYOR.....
MİLLET OLARAK. YAŞAMA ŞARTLARIN, GÖRÜŞÜLECEK.
KİME KARŞI........?
5.000.CANİ,
CAHİL VE BEBEK KATİLLERİ.
GALİPMİŞ DİYE...
6.MİLYON KORKUTULMUŞ,
SUSTURULMUŞ İNSANLAR ADINA
BU ANLAŞMA KİMİN MENFATINA............?
PARÇALANAN BİR DEVLET VE
BU DEVLETİ TEMSİL EDEN SÖZDE İDARECİLER........
BİR MİLLETİ PSİKOJİKMEN MORALMEN
DUYGU VE DÜŞÜNCE OLARAK BİTİRMEK ADINA........
25 YIL SAVAŞMIŞ GİBİ GÖSTEREREK
VE YENİLMİŞ BİR ORDUYLA. YENİLMİŞ BİR MİLLETLE. .........
ANLAŞMA ŞARTLARI GÖRÜŞÜLÜYOR......
EN YETKİLİ ....
EN YETKİSİZ.........
KAPI, KAPI DOLAŞIYOR.......
ANLAŞMA ŞARTLARI DA ORTADA YOK..........
PEKİ NE .................................................?
NE GÖRÜŞÜLÜYOR.....?
SÖYLEYİN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ......?
SÖYLEYİN NELER VEREBİLİRSİNİZ..............?
SÖYLEYİN NELER YAPABİLİRSİNİZ...........?
SÖYLEYİN YETKİLİ VE ETKİLİ BİZİZ. SİZİN GÜCÜNÜZ NE....
DENİYOR,NABIZ YOKLUYOR ...................
ORTODOĞU EŞ BAŞKANI MUTLAKA OLACAK DİYOR....
BU ANLAŞMA ŞARTLARINI KİMLE İMZALIYORSUN
AB VE ABD OLDUĞUNU DA BİLESİN.........
ANLAŞMA ŞARTLARI İMZALAMAMAK İÇİN. BİR MİLLETİN VAR OLDUĞUNU İSPATLAMAK
İÇİN.......
BU MİLLETİN. DOĞUŞTAN ASKER OLDUĞUNU GÖSTERMEK İÇİN. VATANINI KORUMAK
İÇİN.......
HAZIR OL ........
BAYRAMINI KUTLA. HERKESLE, BAYRAMLAŞ
HADİ YOLUN AÇIK OLSUN....
BAYRAMLAR.....
BAYRAM OLSUN....
ÖLÜRSEN ŞEHİT.
KALIRSAN, GAZİ OL......
SENİN, VATANININ ÜZERİNDE, GÖZÜ OLANLARI,
BİR DEFA DAHA HAYELLERİNİ YIKMALISIN..............
İÇİNİ DÖKMELİ.....
İÇİNİ TEMİZLEMELİSİN......
SEN BİR İNSAN OLARAK.
SEN BİR MİLLET OLARAK.
SEN İÇİN DE Kİ, PİSLİKLE YAŞAYAMAZSIN.......
SEN. SON PEYGAMBERİN....
PEYGAMBERİN ÖVDÜĞÜ, BİR IRKSIN.....
SENİN, IRKINDA, DİNİN DE TEMİZLİK İSTER.....
EYVAH. FAZLA UYUMUŞUM.RÜYA MI GÖRDÜM YOKSA.......* ***
CUMALİ ÖZCAN
==============================================================================
KONU: Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün Kara Para Trafiği
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/d6007debb714324f?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 13:25
Kimden: ismet soner
.
__,_._,___
*Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalınan 480 milyon Kuveyt Dinarı ve 3 konteyner
altının Ergenekon bağlantılarıyla ilgili son derece çarpıcı bilgiler... İşte
Ergenekon'un inanılmaz kara para trafiği.*
Mehmet Avlar, 25 Ocak 2009 tarihinde kendi isteğiyle gittiği Adana Terörle
Mücadele Şubesi'nde verdiği ifadede, Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalınan 480
milyon Kuveyt Dinarı (2 buçuk milyar TL) ve 3 konteyner altının Ergenekon
bağlantılarıyla ilgili son derece çarpıcı bilgiler verdi.
Veli Küçük'le bağlantılı olduğu tespit edilen ve Ergenekon'un finansman
işlerine baktığı iddia edilen Mehmet Çelik'le bir dönem çalıştığı Bolpat
Gıda şirketinin satışı sürecinde tanıştığını anlatan Mehmet Avlar,
"Kendisini 2 trilyon liralık bir zarardan kurtardığım için bana güven
duymaya başladı. 2007 yılı Kasım ayından itibaren Mehmet Çelik'le çalışmaya
başladım. Böylece Mehmet Çelik ve bağlantılı kişilerle ilgili çok detaylı
bilgilere sahibim" dedi. Avlar'ın polise verdiği ifadesinde özetle şu
bilgiler yer aldı:
**
*3 TIR ALTIN*
**
Mehmet Çelik kendisine ait Mersin'de bir depoda 52 palet 480 milyon Kuveyt
Dinarı bulunduğunu ve bu paraların Denizbank'tan sigortalı olduğuna dair
evrakı gösterdi. ABD'nin Irak'a yönelik harekatı ile birlikte Saddam
Hüseyin'e ait Kuveyt Merkez Bankası'ndan çalınan bu paralar ve 3 konteynır
altının Veli Küçük ve Aytaç Yalman isimli komutanlar tarafından, önce
Suriye'ye getirildiğini, burada El Muhaberatın organizasyonuyla birlikte 3
konteynır altının bu ülkede kaldığını, paraların ise Kıbrıs'a gönderildiğini
ve burada bir askeri depoda saklandığını belitti.
**
**
*SİGORTA PARASI*
**
Bu paraların bankacılık sistemini sokulabilmesi amacıyla İsviçre Swissbank
üst düzey yöneticisi Albert Keller Kıbrıs'a giderek palet barkotlarını
okutmak suretiyle, 52 palet Kuveyt Dinarı'nı bankacılık sistemine soktuğunu
ve sigortaladığını söylediğini belitti. Albert Keller parayı sigotaladıktan
sonra paranın depodan kaybolduğunu belirterek paranın sigorta bedeli
karşılığını sigota şirketinden aldığını, bu işlem için kendi hesabına 420
milyon dolar yatırıldığını, İsviçre Zürih HSBC bankasındaki paranın bu para
olduğunu söyledi.
**
**
*52 PALET KUVEYT DİNARI*
**
Kıbrıs'ta bulunan 52 palet Kuveyt Dinarı'nın daha sonra askeri malzeme
görüntüsünde Mersin iline getirildiğini ve burada bir depoda bulunduğunu, bu
paranın kayda girdikten sonra kaybolduğunun açıklanması nedeniyle kara para
konumunda olduğunu belirtti. Bu paranın sadece Kuveyt'te birebir
değiştirilebileceğini bunun için bu paralara alıcı bulmaya çalıştığını
söyledi.
**
**
*KARA PARA AKLAMA*
**
Mehmet Çelik, paraların yurtdışından getirilmesi için çeşitli kişilerle
bağlantılar kurdu. İstanbul'da yapılan bir toplantıya Muzaffer Tekin'in
avukatı Ertaç Giray katıldı. Toplantıya İsviçre'nin kantonlarından birinde
bankası olan Rıfat Tunç adına Hamit adlı bir kişide katıldı. Giray, bu
adamın uluslararası karapara trafiğinden rant sağladığını, aktarılacak
paranın rengine göre Tunç'un komisyon aldığını anlattı. Aktarılack para
silahtan ise yüzde 10, uyuşturucudan ise yüzde 15, yasadışı örgüt parasıysa
yüzde 20 olduğunu söyledi. Oran çok yüksek olduğ için Mehmet Çelik vazgeçti.
**
**
*DÖNMEZ'E PAKET VERDİM*
**
2008 yılının Nisan ayında Mehmet Çelik bana rulo şeklinde bir dergi
sayfasına sarılı, her iki tarafı ve ortası bantlanmış bir paket vererek bu
paketi açmadan evimdeki buzluğa koymamı ve orada muhafaza etmemi önemle
tembih etti. Bu paketin yurtdışından getirilen ilaç olduğunu söyledi ve
ertesi gün İstanbul'dan gelecek adı Mustafa olan bir şahsa vermemi istedi.
Pazar günü gelen misafirle beraber evime giderek buzlukta sakladığım paketi
kendisine verdim. Kendisiyle Praktikerden buzluk aldık. Kuru buz da alıp
paketi bunun içine koyduk. Bu şahıs halen Ergenekon'dan tutuklu bulunan
Yarbay Mustafa Dönmez'dir..
**
**
*Danıştay saldırısıyla bağlantı*
**
Mehmet Avlar'ın verdiği bilgiler Danıştay saldırısıyla ilgili bir iddiayı
hatırlattı. İddiaya göre, tetikçi Alparslan Arslan, Irak kaynaklı çok yüksek
miktardaki bir paranın Türkiye'ye sokularak Adana'da bir depoya tesliminde
görev almıştı. Arslan'ın, Veli Küçük ve emekli bir generale ait olan bu
parayı teslim ettiği halde hakettiği komisyonu alamadığı için çıkan
anlaşmazlık sonucu saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilmişti. Aktüel
Dergisi'nde konuya ilişkin yayımlanan haberde Türkeş'in avukatlığını da
yapan Abdülkadir Erdil, Alparslan Arslan'ın bir işadamıyla birlikte
kendisine geldiğini ellerinde 500 milyon dolarlık bir alacak evrakı olduğunu
ancak icra takibi için gerekli 4 buçuk milyon doları bulamadıkları için işin
yarım kaldığını anlatıyordu. Bütün bu ayrıntılar ilginç bir şekilde, Veli
Küçük'ün evinden çıkan dökümanlar arasında "Danıştay olayı" başlığını
taşıyan 299 numaralı notta da yazıyordu.
--
PRIMUM NON NOCERE
http://ismetsoner.spaces.live.com
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
(Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)
==============================================================================
KONU: Her An Bir Sırattır
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/24426dea8e91fa7e?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 14:31
Kimden: ismet soner
by Laedri dost dosta333@gmail.com
Her An Bir Sırattır
*Sırat*
*Ötelerde mi?*
*Eğer öyleyse, ben nasıl yaşadığım her an adımlıyorum o köprüyü?*
*Ya geçiyorum, ya da düşüyorum?*
**
*Varlık âlemi, nasıl da bir var bir yok arası titreşiyor, hayret!*
**
*Her şey,*
*Hem varlık sahnesinde,*
*hem yokluğun uç sınırında.*
**
*Atom boşluk, hücre boşluk, dünya boşluk, uzay boşluk*
*Zerreden küreye her şey boşlukta asılı durmakta,*
**
*En küçüğünden en büyüğüne,*
*Her şeyin nasıl olup da yokluğa yuvarlanıvermediğine hayret!*
*Müthiş bir hızla adımlıyorlar sıratlarını ama düşmüyorlar!*
*Sanki göremediğimiz bir iple bağlılar.*
**
**
*Bir ses 'o rahmet ipine sen neden bağlanmıyorsun?' diyor,*
*'Din gününün sahibi olan âlemlerin Rabbine.'*
**
*Önce ciddiye almıyorum.*
*Oysa Yaratıcıyla aramdaki bağı kopardığım her an,*
*Sırattan düşüyorum ve kaybediyorum.*
*Sonra, yokluğun sınırından döndüren her şeyi hatırlıyorum; birlik ipini.*
**
**
*Koca koca âlemleri içine alan bir kalbe sahip olduğumu fark ediyorum.*
*En önemlisi de, sevildiğimi.*
*Nurlanıveriyor sıratım.*
**
*Sırat! Ötelerde değil, tam başımda, tam önümde ve şimdi...*
*Vahdet ipine sımsıkı sarıldığım 'an' da geçiyorum onu.*
http://hbayhan.blogspot.com/
http://guzelyazilar-laedri.blogspot.com/
--
PRIMUM NON NOCERE
http://ismetsoner.spaces.live.com
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
(Kızgınlıkla karar almayın, mutluluktan uçtuğunuzda söz vermeyin. İkisi de
sarhoşluk ânıdır, akıl başta değildir)
==============================================================================
KONU: DÜNYANIN BOR OYUNU
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e278590a9f71686d?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 08:35
Kimden: anadoluhaber
DÜNYANIN BOR OYUNU Kategori:
BiLiMVETEKNOLOJi<http://anadoluhaber.blogcu.com/BiLiMVETEKNOLOJi/>
<http://anadoluhaber.blogspot.com/2009/08/dunyanin-bor-oyunu.html>Gazi
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Elektro Kimya ve Malzeme Laboratuvarı'nda bor
üzerine araştırmalar yapan Prof. Dr. Mehmet Levent Aksu, gelişmiş ülkelerin
dünya bor rezervlerinin yüzde 70'ini elinde bulunduran Türkiye'den ham bor
satın alarak ''stok yaptıklarını'', geliştirdikleri teknolojiyle işledikleri
yaklaşık 250 çeşit bor ürününü Türkiye ile beraber tüm dünyaya pazarlamayı
hedeflediklerini ileri sürdü.
<http://anadoluhaber.blogspot.com/2009/08/dunyanin-bor-oyunu.html>
--
HAKİKATİN HATIRI DOSTUN HATIRINDAN ÜSTÜNDÜR
(HZALİ ra.)
==============================================================================
KONU: Namusum! Ve şerefim! / ender erdemil
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/321916ae23530fda?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 05:04
Kimden: Ender Erdemil
--
ender erdemil
endererdemil@gmail.com
endererdemil@yahoo.com
==============================================================================
KONU: matkap
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/313418005db957cc?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Ptesi 24 Ağustos 2009 12:57
Kimden: ceyhun balcı
*MATKAP*
Geçtiğimiz günlerde Batı kaynaklı iki haber ardışık olarak yer aldı çeşitli
basın organlarında.
Yıllar önce İskoçya üzerinde bir ABD uçağını düşürerek onlarca insanı
öldüren bir hükümlü sürekli rahatsızlığı nedeniyle serbest
bırakılmıştı.Kararı verenler İngilizlerdi! (
http://edition.cnn.com/2009/WORLD/europe/08/24/scotland.lockerbie/index.html)
Bu gelişmeye tepki ise ABD'li FBI şeflerinden : *"Hukukla alay
ediliyor!"*Belli ki bu salıveriliş Amerikalı'ların hoşuna gitmemiş!
Irak'a kolkola
demokrasi götürdükleri yol arkadaşlarına eleştiri yöneltmekten
kaçınmamışlar. Evrensel kabul görecek bir gerekçe bile önüne geçememiş
öfkenin.
(http://edition.cnn.com/2009/US/08/22/lockerbie.fbi.mueller/index.html)
Bu yorumun hemen ardından kamuoyuna yansıyan bir başka gerçek de ilgi
görmeyi hak ediyordu.El Kaide zanlısı olduğu düşünülen bir kişinin ifadesi
alınırken *"matkap" *ve *"silah"* kullanılmış. Elbette, tam anlamıyla
kullanılmamış da korkutma amaçlanmış. Yine, evrensel ölçütlere göre yapılan
işin adı işkencedir.
(http://edition.cnn.com/2009/POLITICS/08/23/cia.prisoner.report/index.html)
Unutulacak gibi değildir! Her yılın başlarında ABD dünyadaki çeşitli
ülkelere ilişkin düşüncelerini ve kaygılarını içeren bir rapor paylaşır
dünya kamuoyuyla. Neredeyse hiç sekmeksizin Türkiye de değini konusu olur bu
raporlara. İşkenceden hukuk çiğnemelerine varıncaya değin bir dizi konuda
kaygılar dile getirilirken öğütler de unutulmaz!
Biyolojik değilse de çevresel etkenlerle unutkanlaştırılan ve böylelikle
çözümleme yetisi felce uğratılan günümüz insanı hem Guantanamo hem de
Irak'taki o çok bilinen Ebu Gureyb hapishanesinde yaşanan insanlıkdışılık
örneklerini çoktan unutmuş olabilir.
Ama, bu son matkaplı ve silahlı ifade yöntemi hiç olmazsa kullanılan
gereçlerin sıradışılığına bağlı olarak unutulası olmasa gerektir.
*"Kendi yer salkımı, başkasına verir talkını!" *özdeyişini anımsatırcasına
bir örnek sayılır bu matkaplı ifade.
Bu konuyu birileri sorgulayacak ya da anımsatacak olursa verilecek yanıt hiç
de kestirilemez değildir. Çünkü, başta Amerikalı olmak üzere uygar Batılı
hemen her konuda ölçütler oluşturup, başkalarına da bu ölçütleri dayatırken
bir konuda her şeyi bir yana bırakıp ölçütlerini de ilkelerini de
unutuverir.
*"Ulusal güvenlik"* söz konusuysa silah da, matkap da ve her türden işkence
de hoşgörülür öğelere dönüşüvermektedir uygar batılı için!
Hiç unutmuyorum! İzmir'de açılan bir *"insan hakları"* sergisinde rahle,
tespih, sarık türünden dinsel nesneler sunulmuştu sergiyi izleyenlere.
Açıkça söylenmese de toplumun din özgürlüğüne karışıldığı izlenimi
yaratılmıştı. O sergiyi açanların kullaklarını çınlatmak pahasına
*"matkap"*denen gerecin de bu türden bir serginin baş köşesindeki yeri
alacağını
söylemek herhalde abartı sayılmaz.
*"Ulusal güvenlik"* adına *"matkap"* kullanmayı kutsayanlar tam da
bugünlerde kimselerin ağızlara almaya cesaret edemediği ama sürecin bir
yerinde karşımıza çıkması olası *"terör odakları"* aklaması olgusunu hiç de
rahatsız olmaksızın öneriyor ve çözümün temel koşulu bile sayıyor oluşları
sizlere de ilginç gelmedi mi?
ABD'nin güvenliği olunca *"matkap"* serbest, Türkiye'nin terörle
sınavında *"terör
odağı"* ile uzlaşmama kararlılığı yasak!
Bizler bugünlerde telaş içinde ne yapacağımızı bilmez duruma düşmüşken
bizleri de güdüleme çabası içindeki başkalarının eylem ve söylemlerini daha
iyi çözümleyebilsek daha yararlı olmaz mı?
Ceyhun BALCI, 24.08.2009
==============================================================================
KONU: ÇETKODER ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI İLE YETKİLİLERE SESLENDİ
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/e7776126e608ad8b?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 00:51
Kimden: ÇEVRE ve TÜK.HAK.KOR.DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL MERKEZİ
Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Çevre ve Orman
Bakanlığı ile tüm ilgililere seslendi..
*"Biz yardıma hazırız"*
*Çevre* ve *Tüketici Haklarını Koruma Derneği* (ÇETKODER) Genel Başkanı
Mustafa Göktaş, "artan sıcaklık ve küresel dengelerin bozulması, kuraklığın
artması, çevresel, doğal dengelerin bilinçli bilinçsiz bozulması, tahrip
edilmesi nedeniyle Ülkemizde Yeşil alanlar yok olmakta, Ağaç sayısı
azalmakta, doğal ve tabi güzellikler yok edilmektedir. Buna paralel ayrıca
son yıllarda aşırı çıkan orman yangınları resmen gelecek yaşamımızı yok
ediyor. Düşünün Yanarak yok olan ormanlık yeşil alanlarımızın yeniden doğaya
kazandırılması hem çok büyük zaman alıyor hem büyük bir maddi külfet meydana
getiriyor. Öte yandan Ağaçların yeşil alanların yok olması oksijeni yok
ediyor, kuraklığa davetiye çıkartıyor, erozyona sebep oluyor, heyelana sebep
oluyor, doğal afetleri beraberinde getiriyor" dedi.
Göktaş, "Daha önceki gün yurdumuzun 17 yerinde yangın çıktı. İşin garibi
aynı anda 7 yangın çıktı. Ve bunlar ajanslara yansıdı. Bunlar yetmiyormuş
gibi İstanbul'dan bir haber geldi. Çöplük alanı olarak tahsis edilen yer
Orman arazisi ve oradan 50 bin meşe ağacı yok ediliyor. Bakın bu gün yine
yurdumuzun değişik bölgelerinden orman yangını haberleri yansıyor. Bunlar
olacak iş değil ama ne acıdır ki oluyor. Üzüntümüz kat be kat artıyor. Yok
olan, ağaçlar, ormanlar değil gelecek yaşamımızdır. Geleceğimizi elimizden
alıyorlar" dedi.
Göktaş, "Biz ne söylersek söyleyelim, ne yazarsak yazalım Ülkemizde çevre
adına pek de büyük güzel değişimler ve olumlu gelişmeler olmuyor. Giderek
ülkemizin yeşil alanları, ormanlık arazileri, sulak alanları, akarsuları
birer ikişer yok oluyor. Bu durum hepimizi tüm insanlarımızı ilgilendiriyor.
Biz Ülkemizin 81 ilindeki gönüllülerimizle yardıma, çalışmaya hazırız.
Devlet fideyi versin, dikilecek araziyi, alanı tahsis etsin. Gönüllü olarak
tüm gücümüzle ülkemizin her yerinde Ağaçlandırmaya katkı sunacağız. Bilfiil
emek sarf edeceğiz. Ayrıca orman yangınlarının önünü almak, Çevre ve
doğanın korunması, yeşil örtünün arttırılması, akarsuların kirletilmemesi
çalışmalarında halkı bilinçlendirmek adına yapılması gereken her çalışmaya
gönüllü ve ücretsiz olarak katkı sunacağımızı da bilmelerini istiyoruz"
dedi.
ÇETKODER YAZIŞMA : *cetkoder@gmail.com*
ÇETKODER GENEL BAŞKANI MUSTAFA GÖKTAŞ GSM:* 0.532.282 29 91*
==============================================================================
KONU: DEPREM YIKMAZ...
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/1810ae7f4addedd9?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 00:58
Kimden: "Muhlis Altuncuoglu"
249 DEPREM YIKMAZ. AKP YIKAR !!!
ŞİMDİ OKULLU OLDUK, SINIFLARI DOLDURDUK,
SEVİNÇLİYİZ HEPİMİZ, YAŞASIN OKULUMUZ.
AAAAA BİR DAKİKA OKULUMUZ NEREDE ???
OKULUMUZ YIKILMIŞŞŞŞ !!!
ŞİMDİ OKULLAR AÇILIYOR ve OKULLARDA KİTAPLAR DAĞITALACAK.
KİTABIN BAŞINDA BULUNAN TAYYİP ERDOĞAN İMZALI ÖNSÖZ YAZISI ŞÖYLE
BİTECEKTİR.
" MİSYONUMUZ ve DÜSTURUMUZ OLAN HEM LAİK HEM MÜSLÜMAN OLUNMAZ İLKEMİZ ile
DEPREM YIKMAZ, TAYYİP ERDOĞAN, AKP ve ADAMLARI YIKAR. "
Devamı. www.muhlisaltuncuoglu.com
BU DUYGU ve DÜŞÜNCELERLE SAYGILARIMI
SUNUYORUM.
" Ne Mutlu Türküm Diyene " Diyebilen.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI
MUHLİS ALTUNCUOĞLU
( Her Yazının En Sağ Üst Köşesinde Bulunan Olan Kutucuk ile O Yazıyı
Çevrenizle Paylaşabilirsiniz )
EĞER Kİ BU YAZI ve DÜŞÜNCELER
ÇEVREMİZ ile PAYLAŞILMADIĞI ve
GEREKENLER YAPILMADIĞI SÜRECE
KENDİMİZİ TATMİNDEN ÖTEYE GİDEMEYECEKTİR.
Mail Almak İstemiyorsanız Gereğini Yapabilirim.
==============================================================================
KONU: Deniz Kabukları & Atatürk Özerklik Sözü Verdi mi ? (Orhan Çekiç)
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/fb1ed19e14af8c4b?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 03:39
Kimden: engin kültür
Atatürk, 'Kürtlere özerklik' sözü verdi mi ? *'Erzurum Kongresi
bittikten sonra 12 aşiret reisine yazdığı mektuplarla, onların desteğini
isterken bile, karşılığında en ufak bir ima yollu dahi olsa, Kürtlere
yönelik bir taviz vermedi'*
*
Maltepe Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç, Cumhuriyet'e yazdı:
Son günlerin gündem konusu "Kürt açılımı". Hazır bir açılım söz konusu
olmuşken de "Nereye kadar açılalım" sorusuna verilecek yanıta ışık tutması
için belli Kürt çevreleri "...Zaten Atatürk de Kurtuluş Savaşı esnasında
'Kürtlere özerklik' sözünü vermişti, TBMM 10 Şubat 1922'de Kürtlere özerklik
tanıyan bir yasayı bile kabul etmişti... En azından oraya kadar açılalım..."
demeye getiriyorlar. Bu söylenenlerin birer söylenti olmaktan ileri
gidebilir tarafı yoktur ve Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı öncesinde,
esnasında veya sonrasında, en kritik dönemlerde dahi Kürtlere böyle bir
taviz vermemiştir. 1918-1924 arası tüm gelişmeler bunun somut kanıtıdır.* **
*Gazi Mustafa Kemal'in Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu öncesindeki
evrelerde, "Kürtlere özerklik" anlamına gelecek bir söylemde bulunduğu hatta
bunun eyleme de dönüşerek TBMM'den "gizli" bir yasa geçmiş olduğu iddiası,
özellikle son dönemlerde çok sık dile getirilmektedir. Konunun kanıtı olarak
da Gazi'nin daha ziyade 16-17 Ocak 1923'te İzmit'te İstanbul basını ile
yaptığı konuşma ve Ahmet Emin Yalman'ın sorularına verdiği yanıtlar
gösterilmektedir. Buna bağımlı olarak da, "...Kurtuluş Savaşı günlerinde
Kürtlerin desteğini sağlayabilmek için bu sözleri verdi ama sonunda devleti
kurunca, bu sözleri unuttu..." demeye getirmektedirler. İşin bu yanı pek
fazla sesli ifade edilmese de söylenmek istenen budur ve bu söylenenler
tarihi gerçeklerle örtüşmemektedir.
Hemen belirtelim ki iddia edildiği gibi 10 Şubat 1922 tarihinde bir Meclis
oturumu yoktur ki, o gün bir kanun geçmiş olsun. Bunun bir an için Meclis'te
değil de, bir tasarı olarak "Vekiller Heyeti" (Bakanlar Kurulu)
toplantısında hazırlanmış olduğunu farz edelim; o zaman da "...Kanun neden
gizli çıkarıldı? Kimden çekiniliyordu? Kanun uygulanmak için yapılır, gizli
kanun kimin ne işine yarar? Gizli olduğuna göre belli ki usulüne uygun
olarak ilan edilmemiş. Bu takdirde o metin 'kanun' hükmünde olur mu?.." gibi
birçok soruya yanıt bulmamız gerekecektir. Sonuç olarak böyle bir kanun
yoktur.
Oysa İzmit'te söyledikleri son derecede açıktır ve şudur: "Adım adım bütün
memlekette ve geniş ölçüde doğrudan doğruya halk tabakalarının ilgili ve
etkili olduğu 'mahalli idareler' kurulması iç ve dış siyasetimizin
gereklerindendir. Kürtlerin oturduğu bölgelerde ise, hem iç siyasetimiz ve
hem de dış siyasetimiz açısından adım adım mahalli bir idare kurulmasını
gerekli bulmaktayız..." Söylediği budur.
Aslında Gazi, İstanbul basınıyla bu görüşmeyi 16-17 Ocak 1923 tarihinde
yaparken, 20 Ocak 1921 Anayasası yürürlüktedir ve Gazi, basın mensuplarına
sadece bu anayasanın ilgili maddelerinden söz etmektedir.*
**
*Gerçekten de 10. maddede "Türkiye coğrafi durum ve ekonomik ilişki
bakımından illere, iller ilçelere bölünmüş olup, ilçeler de bucaklardan
meydana gelmektedir" denilmektedir.
11. madde ise "İller, bölgesel işlerde tüzelkişiliğe ve özerkliğe sahiptir.
İç ve dış siyaset, şeriata, adalete, askerliğe ait işler, milletlerarası
ekonomik ilişkiler ve hükümetin genel vergileri ile faydası birden çok ili
kapsayan hususlar müstesna olmak üzere; BMM'ce konulacak kanunlar gereğince
vakıflar, okullar, eğitim, sağlık, tarım, bayındırlık ve sosyal yardım
işlerinin düzenlenmesi ve yönetilmesi il meclislerinin yetkileri
içindedir..." demektedir.
Bu artık anayasal bir hükümdür. Örneğin Kürt kökenli yurttaşlarımızın
çoğunlukta yaşadığı bir ilde, bu il genel meclislerine seçilecek üyeler
çoğunlukla Kürt kökenli olacakları için, bu yöre halkı yukarıda belirtilen
konularda özerk olarak alacağı kararlar ve yapacağı uygulamalarla kendi
kendilerini yönetmiş olacaklardır. Gazi'nin söylediği budur ve sadece budur.
Bundan bir "otonomi" anlamında özerklik sonucu çıkarmak en hafifinden
"yanlış değerlendirme" olur. Aksine, Ahmet Emin Yalman'a söylediği kelimesi
kelimesine şudur:
"...Anayasa gereğince zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. O halde
hangi livanın halkı Kürt ise, onlar kendi kendilerini özerk olarak idare
edeceklerdir demektir... Şimdi TBMM hem Kürtlerin hem de Türklerin yetki
sahibi vekillerinden oluşmuştur ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve
kaderlerini birleştirmişlerdir. Yani onlar bilirler ki, bu ortak bir şeydir.
Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz." (Bak. Mustafa Kemal,
Eskişehir-İzmit Konuşmaları,1923, Kaynak Yayınları, 1999, s.103).
Bu ifade ne demek? Net bir şekilde, "Otonomi olmaz!" demek.
*
**
*Kaldı ki 1923 yılına gelinceye kadar çok kritik dönemlerden geçilirken bile
Kürtlere böyle bir taviz verilmemiştir. Örneğin Milli Mücadele'ye karşı ilk
isyan hareketi, Mustafa Kemal Paşa'nın tam da Samsun'a çıktığı günlerde,
Midyat, Nusaybin, Ömerkan, Dirilömer çevresinde İngiliz güdümünde ve
desteğinde bir Kürt devleti kurmak için başlatılan Ali Batı Ayaklanması'dır.
(11 Mayıs-18 Ağustos 1919). Bir taraftan ülke baştan aşağı işgal edilirken
ortaya çıkan bu isyancılara en ufak bir taviz verilmemiş, anlaşma yoluna
gidilmemiş, sonunda isyan bastırılmıştır.
Gene İngiltere ve Fransa'nın kışkırtmasıyla, Güneydoğu Anadolu'da bir Kürt
devleti kurmak üzere Siverek civarında ortaya çıkan Milli Aşiret Olayı aynı
şekilde zor da olsa bastırılmış ama bir taviz noktasına gelinmemiştir. (1
Haziran-6 Eylül 1920). Diğer bir aşiret isyanı Cemil Çeto Olayı'dır. (20
Mayıs-7 Haziran 1920). Nihayet tam da 2. İnönü Savaşı sürerken, Sıvas,
Erzincan ve Tunceli bölgelerinde iki ay süreyle etkin olan Koçkiri
Ayaklanması (6 Mart-17 Haziran 1921) bile sonucu değiştirmemiştir. Kaldı ki,
bu isyanı çıkartanların amacı Zara, Divriği, Refahiye, Kuruçay ve Kemah
havalisinde "özerk bir yönetim" kurmaktı. Durum son derecede kritikti. Yunan
ordusu 2. İnönü Savaşı'nı kaybetmese, Ankara yolu açılmış ve her şey bitmiş
olacaktı. O yüzden Çankaya Muhafız Birliği'nin 100 kişilik kuvveti dahi
cepheye sürülmüştü. Buna rağmen Batı'da Yunanla, Doğu'da Kürt asileriyle
mücadeleye girildi ama taviz verilmedi, böyle bir otonomi kabul edilmedi.
Erzurum Kongresi bittikten sonra 12 aşiret reisine yazdığı mektuplarla,
onların desteğini isterken bile, karşılığında en ufak bir ima yollu dahi
olsa Kürtlere yönelik bir taviz vermedi. (Bak. Orhan Çekiç, Samsun'dan
Erzurum'a, Cumhuriyet Yayınları, İstanbul, 2007).
Bütün bunlara karşılık da, Kürt Sait İsyanı ve onu ileri yıllarda takip
edecekler dahil hiçbir isyancıdan da, "...Bize Kurtuluş Savaşı esnasında
yapacağımız hizmetler karşılığı 'özerklik' sözü verilmişti, sonra devlet
kuruldu ama bu söz unutuldu. Bu nedenle silaha sarıldık, isyan ettik..."
gibi bir savunma gelmedi. Bu kadar kritik dönemlerde bu tavizi vermeyen bir
liderin, her zorluk aşıldıktan sonra 1923 yılında İzmit'te bir basın
toplantısında böyle bir "otonomi"den bahsetmiş olabilmesi bütün bu açıklanan
gerekçeler nedeniyle olanak dışıdır. Çünkü o liderin tek bir hedefi vardır:
Tam bağımsız, egemen, çağdaş, laik, sosyal bir hukuk devleti niteliğinde bir
ulus-devlet kurmak. *
**
*Yaptığı da budur ve onu bu çizginin dışında gösterecek her çaba, sonuçsuz
kalmaya mahkûmdur.*
==============================================================================
KONU: http://yazaristan.net/yazar_detay.php?id=1445 KÜRT VE TÜRK VE ÜLKEMİZLE
İLGİLİ YAZI MERSİNDEN BURAK CANLI mutlaka oknması tekrar okunması
gerekmektedir.
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/t/323f7bd1eba1686b?hl=tr
==============================================================================
== <tag>1 içinden 1</tag> ==
Tarih: Salı 25 Ağustos 2009 05:24
Kimden: SEVGİ YEŞİLMEN
http://yazaristan.net/yazar_detay.php?id=1445
bu yazıyı okuyun. mutlaka okuyun. başka bir açıdan değerlendirin olayları
çok öenmli
==============================================================================
Bu iletiyi şu gruba abone olduğunuz için aldınız: Google Grupları "DEMOKRASİ PAZARI"
grubu.
Bu gruba gönderide bulunmak için, demokrasipazari@googlegroups.com adresine e-
posta gönderin veya şu adresi ziyaret edin: http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari?hl=tr
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin: demokrasipazari+unsubscribe@googlegroups.com
Bu gruptan posta alma seçeneklerinizi değiştirmek için:
http://groups.google.com.tr/group/demokrasipazari/subscribe?hl=tr
Kötüye kullanım bildiriminde bulunmak için abuse@googlegroups.com adresine
durumu açıklayan bir e-posta gönderin.
==============================================================================
Google Grupları: http://groups.google.com.tr/?hl=tr